İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne (İBB) yönelik soruşturma kapsamında tutuklananların aileleri tarafından kurulan Aile Dayanışma Ağı (ADA), ikinci buluşmasını Saraçhane Parkı’nda gerçekleştirdi.
Buluşmaya, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı ve CHP’nin Cumhurbaşkanı Adayı Ekrem İmamoğlu’nun eşi Dilek Kaya İmamoğlu, CHP Genel Başkan Yardımcısı Suat Özçağdaş, CHP Parti Meclisi üyeleri Ozan Işık, Berkay Gezgin, İBB Başkanvekili Nuri Aslan ve tutuklu aileleri ile yurttaşlar katıldı.
ADA’nın ikinci buluşmasında, bir kez daha Saraçhane’de bir arada olduklarını belirten Dilek İmamoğlu, açıklamasında şunları söyledi:
“Burası sadece özgürlükleri ellerinden alınan yakınlarımız için değil; Türkiye için de adaletin sesi, umudun büyüdüğü bir yerdir. Burası; adaletsizliğe uğrayan herkese açık bir dayanışma noktası, hukuksuzluklara karşı kamu vicdanının sesidir. Sevdiklerinden haksız yere ayrılan aileler olarak burada bir araya geliyor, acılarımızı ve umutlarımızı paylaşıyoruz. Birbirimize destek oluyor, yalnız olmadığımızı bilerek güç buluyoruz. Çünkü bizler, dört duvar arasında sevdiklerinden ayrı günler, aylar geçirenlerin sesi olmak zorundayız. Toplum vicdanının sesi olmak zorundayız. Sınavdan aldığı başarıyı, ilk babasına söyleyemediği için sevinci yarım kalan bir gencin boğazına düğümlenen sözlerini, biz dile getirmeliyiz. Evladına en sevdiği yemeği pişirirken gözleri dolan bir annenin özlemini, biz anlatmalıyız. Hastalığıyla mücadele ederken, adaletin sessizliğinde daha da yıpranan insanların çaresizliğini, hep birlikte duyurmalıyız.
“TUTUKSUZ YARGILAMA İLKESİ HİÇE SAYILIYOR”
Çünkü bu ülkede, ne yazık ki adalet suskun. Ama biz, susmayacağız. Haksızlığa uğrayan herkesin sesi duyulana kadar, bu adalet nöbetini sürdüreceğiz. Bu nöbet, yalnızca ailelerin değil, adalet bekleyen bir milletin nöbetidir. Hukuka inanan milyonların dayanışmasıdır. Biz; insan haklarına saygılı, masumiyet karinesini gözeten, herkese eşit yaklaşan bir adalet düzeni talebiyle buradayız. Ama ne yazık ki bugün, sevdiklerimiz yargılanmıyor, cezalandırılıyor. Tutuksuz yargılama ilkesi, siyasi hesaplarla hiçe sayılıyor. 30 Ekim 2024’ten bu yana yapılan siyasi operasyonlarla belediye başkanlarımız, bürokratlarımız, siyasiler, belediye emekçileri, yani onlarca insan tutuklandı. Ekrem İmamoğlu ve arkadaşlarının tutuklanmasından bu yana 140 gün geçti. Ortada ne bir iddianame var, ne de ne zaman hazırlanacağına dair bir bilgi.
“BİZ, VİCDANIN SESİYLE HAYKIRAN MİLYONLARIZ”
Bu eşitsizlik ortamında toplumsal huzuru sağlamak mümkün değildir. Bu adaletsiz düzen sürdürülemez. Bunu buradan bir kez daha yüksek sesle ifade ediyoruz; biz, asla yalnız değiliz. Biz, vicdanın sesiyle haykıran milyonlarız. Adalet ve demokrasi için korkmadan, yılmadan mücadele eden bir milletiz. Bugün burada bizimle olan, kalbi bizimle atan, mücadelesiyle bize güç veren herkese sonsuz teşekkürler. Birlikteyiz. Güçlüyüz. Ve mutlaka ama mutlaka kazanacağız.”
BASIN AÇIKLAMASINI BUĞRA GÖKCE’NİN EŞİ OKUDU
ADA tarafından hazırlanan basın açıklaması, Silivri’de tutuklu bulunan İstanbul Planlama Ajansı Başkanı Doç. Dr. Buğra Gökce’nin eşi Filiz Kahveci Gökce tarafından okundu. “Sevdikleri tutuklu olan aileler olarak, aylardır büyük bir ıstırap içinde yaşamımızı sürdürmeye çalışıyoruz” diyen ve eşiyle cezaevinde evlendiklerini hatırlatan Kahveci, şunları ifade etti:
“30 Ekim, 17 Ocak, 11 Şubat, 3 Mart, 19 Mart, 26 Nisan, 20-22-23-31 Mayıs, 3 Haziran, 1-4-5-8-14 Temmuz. Bu tarihler ve diğerleri, yalnızca akıp geçen takvimden bir gün değil. Her biri sevdiklerimizden ayırıldığımız, ailemiz için acı, ülkemiz demokrasisi için kara bir gün. Sevdiklerimizden uzak geçirdiğimiz günler birer birer geçip giderken, karşı karşıya kaldığımız hak ihlalleri artarak devam ediyor. Hala ortada iddianameler yok! Hala sevdiklerimiz yargılanmıyor, bir tedbir kararı olması gereken tutukluluk yöntemi ile cezalandırılıyor! Hala tutukluluk incelemeleri usulen yapılıyor! Hala savunma tehdit altında! Avukatlarımız mesleki faaliyetleri nedeniyle baskı görüyor, tutuklanıyor! Hala avukatlarımız bilgiye, dava dosyalarına ulaşmakta sorun yaşarken, bir kısım medyada haysiyet cellatlığı yapan trollerin saldırıları ile karşı karşıya kalıyoruz! Hala, hakkında iddianame bile olmayan sevdiklerimizin sesi, görüntüsü, fotoğrafı, işi, aşı yasaklanıyor!
“İSYAN EDİYORUZ”
Bir sabah uyanıp, organize bir suç şebekesinin ülkenin resmi kurumlarının dijital altyapısında cirit attığını ama bu sahtekarların organize suçtan yargılanmadığını hatta salıverildiklerini görüyoruz! Aklımıza daha ortada iddianame bile yokken sevdiklerimizin nasıl kolayca suç örgütü mensubu ilan edildiği, tutukluluk hallerinin devam ettirildiği geliyor; delirecek gibi oluyoruz! Bir sabah uyanıp, ülkede eğitim, sağlık, milli emlak, yurttaşlık hizmetleri gibi alanlarda yaşanan inanılmaz sahtecilikleri hayretle, korkuyla, kaygıyla öğreniyoruz!
Aklımıza ‘Benim gözümde hiçbir şey yoktur; ben yalnız liyakat âşığıyım.’ diyen Gazi Mustafa Kemal Atatürk geliyor; özlemimiz bir dağ gibi büyüyor! Bir sabah uyanıp, tutuklananlarca akademisyenlere yönelik yapılan bir itirafın kamu kurumlarınca nasıl da hızla ‘soyut beyan’ adı altında örtbas edilmeye çalışılmasının şokunu yaşıyoruz! Aklımıza, suç örgütü lideri olarak tanımlananların iftiraları ile özgürlüklerinden olan ülkemizin medarı iftiharı sevdiklerimiz geliyor; isyan ediyoruz!
“TUTUKSUZ YARGILAMA” TALEBİ
2 Ağustos’ta hâlâ tutuklu bulunan Avcılar Belediye Başkan Yardımcımız Erhan Daka’nın değerli babası Emir Daka’yı kaybettik. Sayın Daka, babasının vefat haberini cezaevinde aldı. Acısını ailesiyle paylaşamadı. Ortada henüz kesinleşmiş bir hüküm yokken, tutuklu yargılama uygulamaları, sadece bireyleri değil, tüm aileleri mağdur ediyor. Bu büyük adaletsizliği burada bir kez daha vurguluyor, merhum Emir Daka’ya Allah’tan rahmet, Sayın Erhan Daka’ya ve ailesine başsağlığı diliyoruz. 6 Ağustos’ta Beylikdüzü Belediye Başkanımız Sayın Mehmet Murat Çalık, tedavi gördüğü hastaneden bir kez daha cezaevine gönderildi. Ailesinin, uzmanların yaşamsal bir riskle karşı karşıya olduğunu neredeyse feryat ederek dile getirdiği sevgili Başkanımızın hayatına kastedenlere sesleniyoruz: Yapmayın! Yaşam hakkı kutsaldır! Tutuksuz yargılama esastır! Sağlık durumları kötüleşen Beylikdüzü Belediye Başkanımız sayın Mehmet Murat Çalık, Antalya Büyükşehir Belediye Başkanımız sayın Muhittin Böcek, önceki dönem Sarıyer Belediye Başkanımız sayın Şükrü Genç’in adli kontrol şartı ile yargılanması talebimizi yüksek sesle dile getiriyoruz!
“DAYANIŞMA İÇİNDE OLMAYA DEVAM EDECEĞİZ”
Her hafta farklı isimlerin ve gençlerimizin hikayelerini, yaşadıkları hak ihlallerini sizlerle paylaşacağız. Bizlerle dayanışmak için İstanbul’un dört bir yanından gelen sevgili yol arkadaşlarımız, ekranları başında kalbi bizimle çarpan yurttaşlarımız, desteğiniz, dostluğunuz, sevginiz ve dayanışmanız bizim için çok kıymetli. İyi ki varsınız. Hep birlikte, annelerimiz, babalarımız, dedelerimiz, çocuklarımız, eşlerimiz, yakınlarımız, sevdiklerimiz için mücadeleye etmeye, dayanışma içinde olmaya devam edeceğiz…”




