Kınık Belediye Başkanı Sema Bodur, Ege’de Birgün Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Doğan Beyazgül’ün sorularını yanıtladı. Bodur, seçimin ardından belediyeyi ne şekilde devraldıklarını ve seçim sonrası yaptıkları hizmetleri anlattı.
ÖNCEKİ BAŞKAN 262 ARSA SATTI, BORÇLARI ÖDEMEDİ!
Seçimlerin ardından belediyenin durumunu anlatan Başkan Bodur, ”Nereye el atsak gömülmek durumunda kalıyoruz. Yılların kulübünde 1 tane lisanslı oyuncu yok. Türkiye’de tek e-imza atamayan biziz. Websitemizin yerine siyah bir kuş çıkıyordu. Araçlarımızın vitesleri elimizde kalıyor, lastikleri parça parça dökülüyor. Belediyenin bir aracının sigortası vizesi olmaz mı! 262 arazi satılmış. Bunun içinde konut var, dükkan var, tarla var. Bunlar çok büyük paralar. Kınık için çok büyük rakamlar. Satmadıklarını da kurumlara vermişler. Kurumlara verirken bari şunu yapsaydın, vergi borcun yerine verseydin değil mi? SGK borcumuz yerine verseydik niye vermiyoruz? Onlar da yok. Yaklaşık 70 milyona yakın SGK borcum var vergi borçlarım hariç. Ve 150’ye yakın arsamız 23 milyon karşılığında ipotekli. Daha önceki ekspertiz değeri 23 milyon. 23 milyon ipotek verilmiş. 2024 yılının bütçesine İller Bankasından kredi çekmişler, geri kalanları da teminat mektuplarını almışlar. Gitmişler özel bankalardan çekmişler. Şu anda bize bir banka bile teminat mektubu bile vermiyor. Bizim kimsemiz yok biliyor musunuz… Hiçbir şekilde bir kuruş banka desteği alamıyorsun, bir kuruş alamıyorsun. Neden? Ya teminat mektubu lazım ya yapılandırma diyoruz SGK’ya. Yapılandırma yapamam ben sana diyor, iki kere yapmışsın. En azından iki taksitini ödeseydin ben sana bir daha yapılandırma yaparım diyor. Sen iki kere yapılandırma yapmışsın, bozmuşsun, neyin yapılandırmasını istiyorsunuz benden diyor.” dedi.
Kınık Belediye Başkanı Sema Bodur’un açıklamaları şu şekilde:
Ben bu kadar kötü bekliyordum. Hepsini bekliyordum. Hiç sıkıntı yok. Sadece ben bunların altından kalkar mıyım? Kalkarım. Ama benim zamana ihtiyacım var. Benim elimde bir sihirli değnek yok.
300’e yakın personelimiz vardı geldiğimizde. Biliyorsunuz biz yüzde 30’u geçemiyoruz bütçemizin. Yoksa zimmet çıkıyor. Ciddi bir zimmet vardı zaten geldiğimde. Bundan dolayı. Şu anda baktığımızda 500 küsur personel Bergama’nın var, 400’lerde Dikili’nin var. Bizim 300 personelimiz olabilir mi yani? Böyle bir imkan var mı yani? Ve gider ayak yüzde 117 zam vererek gitmiş ilk maaşları ben ödedim.
Yani İller Bankası’nın geneli karşılığında kredi çekmiş. Gelen karşılığında kredi çektiği için. İller Bankası dememiş ki bu senin maaşın. Ben bunu sana gönderirsem sen maaşı ödeyemezsin dememiş. Vermiş geçmiş krediyi. Hani İller Bankası’ndan gelen paranın maaşlar için olduğunu düşünüyorsunuz ya, öyle düşünüyor insanlar. Bakın İller Bankası’ndan gelen para çekilen kredileri ödemiyor. Yani İller Bankasından gelen krediyi ödüyor. Üstünde bir şey var. Onları da sivil bankalardan çekmiş. Teminat mektubunu onlara geri yatırıyoruz. Maaşlar için.
İnsanlar seviniyor biliyor musunuz? Belediye başkanı şunu yaptı, bunu yaptı, şu yolu yapmış. Çok güzel. Ertelemeli. Kredi çekmiş. Geldiğimde 78 taksidi vardı. 3 4 taksitte ben ödersem 74 75 taksidi var. Bu yolu artık sökeceğiz biz. 75 taksidi var. Bu yol yolluktan çıktı. 75 taksiti var. Şurada bir istinat duvarı yapmış, bunun için kredi çekmiş 75 taksidi vardı, 71 kaldı. Aquapark için kredi çekmiş hepsi duruyor. Çoğu da değişken kredi çekmiş. Çocuk köyü için bahçe duvarlarının beton paralarını ödememiş. Ben ödüyorum. Peyzaj için 1 milyonluk peyzaj bitkisi almış duruyor faturalar. Şimdi size bir soru soruyorum. Çocuk köyünün sadık başkan mı yapmış oluyor. Ben mi yapmış oluyorum şu yolu? Sadık başkan mı yapmış oluyor. Ben mi yapmış oluyorum?
Ne yapmış belediye? Giderayak 3 yıllık para edecek her şeyi ihaleye vermiş. Aralık, Ocak, Şubat hepsini vermiş. Paraları almış gitmiş. 3 yıl boyunca ben böyle kiracılara bakacağım. Yani 3 yıl boyunca. Çünkü 3 yıllık ihalelerini yapmış, paraları koymuş gitmiş. Yani bir kira gelirimiz de yok bizim. Kira gelirimiz yok.
Mesela GES projem var. Şimdi bundan sonra elektrik faturalarını ödemek yerine bir de o kadarlık elektrik satacağız. Yani bunun projesi hazır. Şimdi Bizim de sıcak sularımız var burada. Ama bizim bugüne kadar bir sıcak su tahliline gidip de sıcak suyumuz görülmemiş. Biz sıcak suyumuzu hemen tahlil ettirdik. Bununla ilgili çalışmalara başladık. Bununla ilgili projelerimizi de geliştirmeye başlıyoruz. Sıcak suyumuz artık bir sıcak suyumuz olduğu tescillendi. İlk günden beri bir tane filomuza araç katabildim. Onu ödedik aldık, kredisiz aldık. Zaten kredi şansımız yok. Konut rezervlerimiz sıfır. Şu anda kiralık ev istiyorum deseniz 20 verin 25 verin 3+1 bir tane daire bulamazsınız. Bugün 1+1 bile 13000 liraya bir tane bulamazsınız. Şu anda Kınık’ta kiralık ev falan kesinlikle yok. O yüzden bizim ciddi anlamda konut ihtiyacımız var. Ama şu var, müteahhit gelip buraya konut yapsa konutları satamıyor çünkü öyle bir para kazanamıyor. Yani maliyet fiyata müşteri bulamıyor gelirden dolayı. Ama biz bunlara yatırımcı bulup sonuçta burada kiralık gelen memurların ev tutması lazım. Memur ev bulamazsa, kiralık ev bulamazsa gidiyor Bergama’ya yerleşiyor, Soma’ya yerleşiyor. Yani nereye yerleşecek? Konut yok. Bizim kendi eski evlerimiz bir oda. Eski yerlere nasıl yerleşsin insanlar? Yani eski binalara, kerpiç binalara. Sonuçta bunlara ihtiyacımız var. Bir konut projemiz vardı. 90 dubleks, tripleks şeklinde villalarımız vardı. Villa adını koyuyoruz. Tabi küçük bizim villa denmez bunlara ama biz villa diyoruz. Öyle 90 projelik bir projemiz var. Belediye şirketimiz. Bununla ilgili müteahhitlik belgelerimizi aldık, onları hazırladık, sürecini bitirdik.
Koruma amaçlı imar planlarının gelir gelmez zemin etütlerini yaptırdım. Şu anda bu ay olmazsa bile bu aya yetişebilir diye düşünüyorum. Meclis toplantısına koruma amaçlı imar planlarımız çıkacak. Burada 110 dönüm sit alanımız vardı. 110 dönüm sit alanımıza yeni konutlar, insanlar yapabilecekler. Koruma amaçlı planlarla ve sokak sağlıklaştırmasına gireceğim. O bölgede meydanla birlikte sokak sağlıklaştırmasına bakacağım. Zaten bütün parklar, bahçeler eli yüzü biraz düzelmeye, gülmeye başladı. Bunların üzerlerinden ellerimizi çekmiyoruz. En azından bankların boyanması. mesela tesislerimize bir geldim, bir mobilya atölyesi kurdum. Çünkü bu bizim elimiz ayağımız gibi düşünün. Onun için birkaç parça malzeme aldık. Şu anda tüm masa sandalyelerimizi sıyırıyoruz, zımparalıyoruz, boyuyoruz, tekrar hizmete veriyoruz. Eskidi deyip atmıyoruz onu bir daha değerlendirip geri hizmet veriyoruz.
Modası geçmiş şeyin rengini değiştiriyoruz. Bir film kaplıyoruz, güzel hale getiriyoruz. Söküp bunu atıp, çöp edip yenisini yapacak kadar şu anda bütçemiz yok ama onu da öyle görmek istemiyoruz.
Sayın genel Başkanımız Özgür Özel seçimlerin ardından “Cebinize bir tane anahtar koydunuz” dedi. Benim çok hoşuma giden bir söz. “Cebinize birer tane anahtar koydunuz. Bu ne sizin belediyenizin anahtarı ne şehrinizin anahtarı. Bu seçimi alarak belediye başkanı olarak birer tane anahtar koydunuz cebinize. Bu belediyenizin anahtarı değil, şehrinizin anahtarı değil bu dedi, Bu anahtar dedi. CHP’nin iktidar olmasının anahtarı bu anahtarın, bu anahtar sizde” dedi. Yani siz açacaksınız bu kapıyı diyor. Halkın büyük bir hani büyük bir bölümünün CHP ile yönetildiği belediyelerden söz ediyorsunuz. Şimdi bu memnuniyet veya memnuniyetsizlik ister istemez buraya da yansıyacak. Dolayısıyla burada bizlere çok fazla şeyin düştüğü bu kadar kısa sürede bir de bunun yükünün düştüğünün farkındayız. Akşam 12’lerde falan zor gidiyoruz eve. Dışarıdan geçenler hep buranın ışıklarını yanık görüyorlarmış. Öyle. Çünkü çok geç giriyoruz eve sabah yine. Gün boyu beynimiz uyumuyor desek yeridir. Bu sorumluluğun hepimiz farkındayız ve herkes olağanüstü bir gayret içinde. Daha bir gün bile tatil yapmadı çoğu arkadaşımız. Bir gün bile eminim yapmadılar. Hepsini görüyorum. Sosyal medyadan da izliyoruz. Hiç kimsenin bir gün bile tatili yok. Herkes sorumluluğunun çok iyi bilincinde. Bu da ne demek oluyor? Bu da bizi başarıya götürecek demek oluyor. Bir de şunun farkındayım ben 58 yaşındayım hiç bu kadar erken seçimi halkın içinde gezerek hissettiğim olmamıştı. Yani dönem dönem bu dönemler oluyor. Şu anda da erken seçim çok fazlasıyla hissediliyor. Tabii ki olacak ama bu da zaten ilk kez sahada bu kadar hissedilir oldu.




