CHP İzmir’de istifa rüzgarları devam ediyor. Narlıdere, Bornova ve Menemen ve Çiğli’nin ardından Gaziemir İlçe Başkanı Çağrı Şırlancı yönetimi de istifa etti.
Özgür Özel’in CHP’den ayrılarak yeni parti kuracağını açıklaması sonrası başlayan istifa depremi CHP İzmir’de de etkilerini gösteriyor.Narlıdere, Bornova ve Menemen ve Çiğli’nin ardından Gaziemir İlçe Başkanı Çağrı Şırlancı ve yönetimi de istifa etti.
“HAYATIMIZIN EN ZOR AMA VİCDANIMIZIN EN RAHAT KARARI”Şırlancı yaptığı açıklamada şu ifadeleri kullandı:
“Bugün burada, hayatımızın en zor ama vicdanımızın en rahat kararlarından birini kamuoyuyla paylaşmak üzere bulunuyoruz. Hiç kimse ömrünü verdiği bir çatının kapısından arkasına bakmadan çıkmaz. Hiç kimse yıllarını, emeğini, umutlarını ve mücadelesini adadığı bir siyasi gelenekten kolay kolay ayrılmaz. Çünkü CHP, hatıralarımızın, dostluklarımızın, mücadelemizin ve hayallerimizin evidir.Bizler yıllarımızı Cumhuriyet Halk Partisi’ne vermiş insanlarız. Mahallelerde, sandıklarda, sokaklarda, meydanlarda gecemizi gündüzümüze katarak çalıştık. Seçim kazandığımız günlerde de en zor zamanlarda da aynı inançla dimdik durduk. Bu partiyi hiçbir zaman bir makamın kapısı olarak görmedik. Cumhuriyet’in, demokrasinin ve sosyal adalet mücadelesinin taşıyıcısı olarak gördük.İşte tam da bu yüzden bugün burada bulunmak, tarihe karşı duyduğumuz sorumluluğun sonucudur.
“ÖRGÜT İRADESİNİN YOK SAYILDIĞI TARİHİ BİR DÖNEM”
Türkiye, demokrasinin ağır yaralar aldığı; hukukun siyasetin gölgesine hapsedildiği, millet iradesinin ve örgüt iradesinin yok sayıldığı tarihi bir dönemden geçmektedir.İktidar; yargıyı adaletin teminatı olmaktan çıkarıp siyasetin aracı hâline getirmiş, devleti ise baskıyla ayakta duran bürokratik bir aygıta dönüştürmüştür.“
NE YAZIK Kİ CUMHURİYET HALK PARTİSİ BU KUŞATMADAN KURTULAMAMIŞTIR”
Ne yazık ki Cumhuriyet Halk Partisi de bu kuşatmadan kurtulamamıştır.AKP hükümeti, Türkiye’nin birinci partisi olan CHP’yi, koltuk sevdalısı mutlak butlan yönetimini maşa olarak kullanarak parçalamaya yönelik bir süreç yürütmektedir. Ancak hiçbir koltuk sevdası; bizleri Atatürk’e olan bağlılığımızdan, ülkemize, İzmir’imize ve milletimize olan sevgimizden vazgeçiremez.“MUTLAK BUTLAN EKİBİNİN İHRAÇ KARARINI TANIMIYORUZ”Ülkemiz adeta yangın yeriyken, CHP Bülent Ecevit’ten sonra ilk kez Türkiye’yi tek başına yönetecek bir konuma gelmişken, son seçimlerde %38 oy alarak Türkiye’nin birinci partisi olmuşken; ülkesini ve milletini sevmeyen, tek derdi koltukları olan küçük mutlak butlan ekibinin hakkımızda verdiği ihraç kararını tanımıyoruz.
“YENİ BİR BAŞLANGIÇ”
Ancak herkes bilmelidir ki bugün açıkladığımız karar, bizler için yıllardır inandığımız değerler uğruna verdiğimiz mücadelenin yeni bir başlangıcıdır.Bizler siyaseti unvan, makam veya koltuk sevdasıyla yapmıyoruz. Bizler siyaseti; Cumhuriyet’in değerlerine, sosyal demokrasiye, halkın iradesine ve Mustafa Kemal Atatürk’ün bize emanet ettiği çağdaş Türkiye idealine olan inancımızla yapıyoruz.Çünkü bize öğretilmek istenen çaresizliği reddediyoruz.Kendimize daraltılan bir siyaset anlayışının içinde nefessiz kalmayı reddediyoruz.Omuzlarımıza yüklenmek istenen umutsuzluğu reddediyoruz.Bugün içimizde ayrılığın hüznü yoktur.Milletimize umut olabilmenin heyecanı vardır.Milletimizle aynı istikamette yürüyebilmenin coşkusu vardır.
“HALKTAN KOPUK BİR SİYASET İKTİDAR OLAMAZ”
Genel Başkanımız Sayın Özgür Özel, Ankara’nın boğucu koridorlarına sıkışan siyaseti reddederek yüzünü yeniden millete döndü. Köy kahvelerine gitti, kasaba meydanlarına gitti, şehrin en yoksul mahallelerine gitti. Çünkü biliyordu ki halktan kopan bir siyaset iktidar olamaz. Biz de bu anlayışa inandık. Çünkü biz de biliyoruz ki; halkın olmadığı yerde siyaset olmaz, örgütün olmadığı yerde parti olmaz, umut olmayan yerde ise gelecek kurulamaz. Bugün yeni bir başlangıcın miladıdır.Bizim asıl meselemiz; AKP hükümetinin ülkemizi uçuruma sürüklediği, gönlü temiz, vicdanlı, vefakâr Anadolu insanının yaşadığı büyük sıkıntılardır. Asıl mesele, Türkiye’nin içine sürüklendiği ağır ekonomik krizdir. Asıl mesele, her geçen gün derinleşen adaletsizliktir. Asıl mesele, gençlerin umutlarını yurt dışında aramak zorunda bırakılmasıdır. Asıl mesele, emeklinin, işçinin, çiftçinin ve esnafın her geçen gün daha da yoksullaşmasıdır. Asıl mesele, hukukun üstünlüğünün zedelenmesi, demokrasinin daraltılması ve halkın iradesinin her alanda baskı altına alınmasıdır.Bugün bütün enerjimizi AKP hükümetinin bu ülkeyi yıllardır içine sürüklediği karanlıktan çıkaracak büyük demokrasi mücadelesine vermek zorundayız.Bizim mücadelemiz; halkın iktidarını kurma, demokrasiyi yeniden güçlendirme ve Türkiye’yi yeniden hukuk devletiyle, adaletle ve refahla buluşturma mücadelesidir.
“TERCİHİMİZ NETTİR, İSTİFA EDİYORUZ”Bu nedenle tercihimiz nettir.Bu nedenle bugün burada; ilçe yönetim kurulumuz, kadın kolları başkanımız ve yönetimi, gençlik kolları başkanımız ve yönetimiyle birlikte Cumhuriyet Halk Partisi üyeliğimizden ve üstlenmiş olduğumuz tüm parti görevlerinden istifa ediyoruz
“BU KARAR, ÖRGÜTÜMÜZÜN KARARI”Bu karar; ortak vicdanın, ortak aklın ve birlikte yürüdüğümüz örgütümüzün kararıdır.Türkiye’nin yeniden ayağa kalkacağına inanan, umudu büyüten ve iktidarı hedefleyen anlayış ile biz, iktidara yürüyenleriz.Türkiye’nin en çok ihtiyaç duyduğu anda, milletimizin yeniden inanacağı büyük bir yürüyüşün parçası olmaktan asla vazgeçmiyoruz.Genel Başkanımız Sayın Özgür Özel’in ortaya koyduğu değişim iradesine, demokrasi mücadelesine ve milletle birlikte yürüyen siyaset anlayışına olan inancımızı bugün de aynı kararlılıkla sürdürüyoruz.Bizim mücadelemiz; Cumhuriyet’i demokrasiyle taçlandıracak, adaleti yeniden ayağa kaldıracak ve bu ülkeye yeniden umut olacak bir Türkiye mücadelesidir”



