İlknur Gezici

AŞK…

featured
service
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

YÜREĞİN DUYULMAYAN SESİ AŞK…

Bir ben var ki benim içimde benden öte, benden ziyade…

Sahi aşk öyle sessiz yaşanan bir şey mi ki? İnsan haykırmak istemezmi tüm dünyaya ben bu adamı /kadını seviyorum diye , sığarmı ki kalbi gögüs kafesine…

Hadi gelin bugün aşkı konuşalım ama gerçek aşkı…

Herkesin aşk tanımı başka elbette ancak bana göre aşk demek , karşındaki insana ömrünün sonuna kadar güvenebilmek demek , kalbini ,ruhunu ve bedenini ve hatta hayatını bırakabilmek avuçlarına , al artık seninim diyebilmek ve aynı şekilde karşı tarafıda alabilmek avuçlarının içine…

Aşkla, sevgiyle,güvenle ve sadakatle kucaklayabilmek birbirini. Ona gelebilecek her türlü tehlikeyi göğüsleyebilmek, tüm uyaranlara bu benim diyebilmek… Ne kıymetli ne ulaşılmaz bir duygu değil mi…

İnsan birini sevince daha güzel bakmıyor mu hayata, yaşama tutunma çabasına daha güçlü bir neden daha eklenmiyor mu yada şairinde dediği gibi içtiği suyun bile lezzeti farklılaşmıyor mu …

Peki günümüzde böyle mi AŞK… Bir bakalım etrafımıza, yalanlarla donanmış içi boş insanlar, sevgi kisvesi altında anlık yaşanan duygular , çıkar ilişkileri,maddi kazanç sağlama çabaları vs. vs hangisini saymalıyım bilmiyorum.

Güya birbirini seven iki insana sorun bu adamı/ kadını neden seviyorsun diye kırk tane neden sayar oysa ki aşk nedensiz değil midir ? Sevgi /aşk bir nedenden ötürü ise o saflığını yitirmiş olmuyor mu? Sahte duygular ile hayatları çalanlar aslında kendi hayatlarından da çalmış olmuyorlar mı?

Günümüz yaşamının en üzücü olan yanı, her duyguyu ve olguyu kaybetmiş olmak ve en çok da insanın insana duyması gereken güveni yitirmiş olması değilmidir.Ne büyük bir sınav değil mi güvendiğiniz, sevdiğiniz bir insana artık güvenememek, sevememek… Küçük prens derki “bir yalandan sonra bütün gerçekler şüpheli hale gelir, ikinci yalandan sonra ise bütün şüpheler gerçektir”

Çok sevdiğim bir kaç dize ile bitirmek istiyorum yazımı;

Ben hayalimde okyanusları aştım, yeni kıtalar keşfettim.

Nietzsche’ye yazdım, Hayyam’la konuştum.

İsa’nın son akşam yemeğinde bende vardım, İhanetle tanıştım.

Dünya yeni yaratılmıştı,aradım Adem ile Havva’yı

Onlar kavuştu Arafat’ta ben tövbeye durdum…

Çöle düştüm sonra,

Mecnunun gözlerindeki Leyla oldum,

Göğe çıktım ,kuşlarla uçtum, yedi kat alemi gördüm.

İnsan oldum en nihayetinde , aciziyetime teslim oldum…

Saf aşkı bulabilmek dileği ile…

AŞK…
+ - 0

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

0/30 karakter

Giriş Yap

Egedebirgun.net ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!

Bizi Takip Edin