1. haberler
  2. Siyaset
  3. Özgür Özel TBMM’de grup toplantısında çarpıcı açıklamalarda bulunuyor. Genel merkez binasında Kemal Bey’i suikastlardan koruyanlar yok, 12. kattan selam veren karanlık odaklar var” dedi.

Özgür Özel TBMM’de grup toplantısında çarpıcı açıklamalarda bulunuyor. Genel merkez binasında Kemal Bey’i suikastlardan koruyanlar yok, 12. kattan selam veren karanlık odaklar var” dedi.

featured
Google'da Abone Ol
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Özgür Özel TBMM’de grup toplantısında çarpıcı açıklamalarda bulunuyor.CHP lideri Özgür Özel, TBMM Grup Toplantısı’nda konuştu Yaşanan süreci “AK Parti yargı kollarının darbe girişimi” ve “tarihin en büyük kumpası” olarak nitelendiren Özel, Kılıçdaroğlu yönetimine sert suçlamalar yöneltti.Özel, “Mesele parti içi mesele değil, lideriyle ve kurumsal kimliğiyle CHP’yi ortadan kaldırıp Erdoğan’ı rakipsizleştirme meselesidir. Genel merkez binasında Kemal Bey’i suikastlardan koruyanlar yok, 12. kattan selam veren karanlık odaklar var” dedi.

Cumhuriyet Halk Partisi’nde (CHP) yargı kararları ve kurultay tartışmalarıyla tırmanan tarihî “grup kürsüsü” krizi, seçilmiş Genel Başkan Özgür Özel’in TBMM’deki sert ve duygusal çıkışıyla yeni bir boyut kazandı.

Kemal Kılıçdaroğlu cephesinin alternatif hamlelerine ve “kürsü kimin olacak?” tartışmalarına Meclis grubundan yanıt veren Özel, “Biz demokrasi fikrinin insanlarıyız. Sandığa inanırız. Seçime, seçene ve seçilene saygılıyız. Bugün buradaki bu duruş vazgeçmemektir, teslim olmamaktır, direnmektir” diyerek meşruiyetin kendisinde olduğunu ilan etti.

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi’nin “mutlak butlan” kararı sonrası CHP Genel Merkezi’ni devralan Kemal Kılıçdaroğlu’nun meclis grubuna yönelik “paralel yapı” eleştirilerine, seçilmiş Genel Başkan Özgür Özel’den parlamento çatısı altında eşi benzeri görülmemiş sertlikte bir yanıt geldi.

Bugün saat 13.30’da milletvekillerinin blok desteğiyle kürsüye çıkan Özel, Çubuk’taki linç girişiminden Artvin Şavşat’taki suikast saldırısına kadar partinin yakın tarihindeki kırılma anlarını hatırlatarak, mevcut genel merkez yönetiminin arkasındaki yapıyı “karanlık ittifak” ve “FETÖ’cü dil” kullanmakla suçladı.

“CHP’Yİ ORTADAN KALDIRIP ERDOĞAN’I RAKİPSİZLEŞTİRME MESELESİ”

Yaşanan hukuki cenderenin arka planında yatan asıl siyasi motivasyonu ifşa eden Özgür Özel, Ekrem İmamoğlu’nun tutukluluğu ve genel merkez hiyerarşisine yönelik operasyonların tek bir merkeze hizmet ettiğini iddia etti.

Özel, iddialı tespitlerini şu sözlerle aktardı: “Bize arkadan, ‘Kurultay iptal de, seni serbest bırakacağız’ dediler. Mesele asla bir parti içi mesele değildir. Mesele; olası tüm cumhurbaşkanı adaylarıyla, kurumsal kimliğiyle ve seçilmiş lideriyle CHP’yi tamamen ortadan kaldırmaya çalışan, Recep Tayyip Erdoğan’ı bu ülkede rakipsizleştirme meselesinden başka bir şey değildir. Ali ile Veli bizim partide kavga edecek, ele güne karşı Meclis’in kapısı önünde o cılız ama gücünü haklılığından alan bedenini, oradan buradan toplanmış serseri güruhunun önüne koyacak; biz buna izin vermeyiz. Bu yıkıcı rezalete, bu rejime kasteden niyetlere karşı o zincirleri tutacağız. Bugün kopmayan halka bu halkadır; siz işte o kopmayan halkasınız.”

“O BİNADA KEMAL BEYİ CANI PAHASINA KORUYANLAR YOK”

Mahkeme kararıyla genel merkez yönetimini üstlenen kadroların meşruiyetini sert ifadelerle sorgulayan Özel, Kılıçdaroğlu’nun geçmişte uğradığı saldırılarda yanında duran tarihsel isimlerin bugün tasfiye edildiğini söyledi.

Genel merkez binasındaki yeni kompozisyona dair çok konuşulacak iddialar ortaya atan CHP’nin seçilmiş Genel Başkanı Özgür Özel, kurumsal vefasızlığı şu sözlerle rapora döktü: “Partime yaşatılanları görünce ne diyeceğimi şaşırıyorum. O binada kimler var kimler, biliyor musunuz? Kemal Bey’e Çubuk’ta linç girişimi yaşatılırken, ölümü göze alarak onu koruyan, yanında duran Murat Emir yok orada. Kemal Bey Artvin Şavşat’ta saldırıya uğradığında, kirpinin içinde onunla beraber suikast girişimine maruz kalan Seyit Torun yok orada.

Çünkü Kemal Bey’e ateş açılırken, kirpinin içine girip onun üstüne eğilen Seyit Torun’u iki kolundan tutup aşağı attılar. Ya hapse atılacaksın ya AK Parti’ye katılacaksın dendiğinde dimdik duran belediye başkanlarımız, Adalet Yürüyüşü’nün isim babalarından Aykut Erdoğdu ile Bülent Tezcan yok orada. Ama Haluk Kırcı’nin ekibi genel merkezin 12. katından selam veriyor.

İBB operasyonlarında tutuklananları ziyaret edip, ‘2 milyon lira vereceksin, şu iftirayı atarsan çıkarsın’ diyen avukat, göstermelik ev hapsi kaldırılır kaldırılmaz o binada ‘arınma başladı’ diye paylaşımlar yapıyor. O binada AK Parti’yi yenen kadro yok. Yenilgiye itiraz edenler, direnenler, mücadele edenler yok. O binada CHP bu yolu yürüyemesin diye tarihin gördüğü en büyük kumpas, iftira ve karalama kampanyasını yapanlar, partinin aklı olmuşlar güya.”

“BU MİLLET PARALELİN KİM OLDUĞUNU ÇOK İYİ BİLİR”

Yeni yönetimin meclis grubunu “paralel genel merkez” olarak tanımlamasına sert tepki gösteren ve bu terminolojiyi “FETÖ ağzı” olarak nitelendiren Özel, meşruiyet ve vesayet sınırlarını net bir biçimde çizdi:

“Şimdi çıkmışlar, ‘Efendim bir paralel CHP anlayışı varmış. Bizim Meclis’i paralel genel merkez yapmamız kabul edilemezmiş. O yüzden burası da zapt edilmeliymiş’ diyorlar. Biz genel merkezden yaptığımız yürüyüşte bu çirkin zihniyeti arkamızda bıraktık, onlara bıraktık. Bu millet paralelin kim olduğunu çok iyi bilir. Bu millet, emniyet müdürü varken emniyet imamının paralel olduğunu bilir. Seçilmişler varken atanmış paralelleri bilir bu millet. Seçilmişler onlara teslim olursa nasıl kukla gibi kaldıklarını, o paralele teslim olmayanlara ne kötülükler yapıldığını bu millet de bu grup da çok iyi bilir. Her şeyi yapın ama bu dille, bu FETÖ’den kalma dille, önüne geleni FETÖ’cü, hain ilan eden dille; demokrasinin tepki ve protesto rejimi olduğunu kabul etmeyenlerin, her direnişe ayaklanma diyen sığ anlayışın terminolojisini CHP’de görev yapmış kimseye yakıştırmam.”

“YANDAŞ DEĞİL BAĞIMSIZ MEDYA KURACAĞIZ”

Konuşmasının son bölümünde partinin iktidar yürüyüşündeki medya ve yargı vizyonunu da açıklayan Özgür Özel, adli alandaki kadrolaşmaya karşı kurumsal mücadele sözü verdi.

Hakkı yenen partililere helallik vermediğini belirten Özel, manifesto niteliğindeki hitabını şu sözlerle devam etti: “Hem Ferdi Zeyrek’in ölüm yıldönümünde o kararı aldıranlara, o karara uyanlara, genel merkezde o kara günü yaşatanlara, hem de bugün bu Meclis’in altında cüret edilen bu meseleye, o kötücül akla kim eğer alet olup yol veriyorsa, varsa şu kadarcık hakkım, helal etmiyorum.

Asla ve asla namuslu arkadaşlarımıza hırsız diyerek, iftiraları doğruymuş gibi anlatıp ‘arınacağız’ diyenlere teslim olmayacağız. Elbette hukuka güveneceğiz ama onun için önce bu yargıdaki çeteyi dağıtacağız, yargı kollarını tasfiye edeceğiz. Bizim iktidar yürüyüşümüz; onların milletin bankasının parasıyla kendilerine yandaş yaptığı medyayı bu kez bizim tarafa aldığı bir düzen değil, bir daha hiç kimsenin yandaşlaştıramadığı, özgür ve bağımsız bir medya düzeni kurmak olacaktır.”

ÖZGÜR ÖZEL’İN KONUŞMASININ SATIR BAŞLARI:

Biz demokrasi fikrinin insanlarıyız. Biz sandığa inanırız. Seçime, seçene ve seçilene saygılıyız. Onun için bugün buradaki bu duruş, bu başlangıç ve hep birlikte sürdürdüğümüz bu yürüyüş çok anlamlıdır. Bir gün değildir. Bir mevzi değildir. Bir zafer değildir. Bir bütünün, diğerleri kadar kıymetli bir parçasıdır. Vazgeçmemektir. Teslim olmamaktır. Direnmektir ve bir duyguyla değil, bütün ülkenin geleceğini düşünen bir duyguyla davrananların birlikteliğinin zaferidir. Hepinizi kutluyorum.

Bugün 9 Haziran. Kardeşim, arkadaşım, yoldaşım, Manisa Büyükşehir Belediye Başkanımız Ferdi Zeyrek’in vefatının seneidevriyesindeyiz.

Geçen yıl Kurban Bayramı’ydı. Her Kurban Bayramı olduğu gibi sabah beş gibi kalktık. Birimizden biri öbürünü alırdı. Ferdi geldi beni aldı. Genel başkan değildim, Büyükşehir Belediye Başkanımızdı. Hatuniye Camii’ne gittik. Bayram vaazını dinledik. Namazımızı kıldık.

Kabristana gittik. Manisa Tarzanı’ndan başladık. Her zaman ve her sene yaptığımız gibi aile büyüklerine, seçilmiş her partiden belediye başkanlarının kabirlerine, partimizin ve diğer partilerin, Milliyetçi Hareket Partisi’nin, seksen öncesinde hayatını yitirmiş il başkanlarına ayırmadan ziyaretlerde bulunduk.

Şehitliğe gittik. Polis şehitliği, her sene olduğu gibi askerî şehitlik… Sonra kurban kesim alanına gittik. Kurbanlarımızı kestik. Birer but aldık. Ferdi Gülden teyzeye götürdü, ben anneme kavurma için götürdüm.

Öğlen 12.00 gibi ayrıldık birbirimizden. Ve akşam, uyumaya yakın, o yorgun günün sonunda o feci haberi aldık. O feci kaza haberini…

Hep birlikte Manisa Celal Bayar Üniversitesi’nin bahçesine koştuk. Hepiniz vardınız. Bütün Manisa vardı. Neredeyse bütün Türkiye’den insan vardı. Bütün partiler vardı.

Üç gün direndi. Üç gün dua ettik. Üç gün bir mucizeyi kovaladık. Olmadı, kaybettik.

Sonra yine herkes vardı. Hep beraber… Manisa’da ilk kez Cumhuriyet Meydanı’nda yapılan bir cenaze töreniyle, meydanlara ve Manisa’ya sığmadığı tarihin en unutulmaz törenlerinden biri gerçekleşti. Herkesin gördüğüne şaşırdığı, ama Ferdi’yi bilenlerin şaşırmadığı bir liderdi. “Ancak bu Ferdi’ye nasip olurdu” denilen bir törenle kardeşimizi uğurladık.

Bugün de birinci seneidevriyesi. Orada olmak hepimizin istediği şeydi. Hepimiz orada olacaktık.

Geçen hafta bir basın mensubu arkadaş sordu. “Bir dahaki grup toplantısı?” deyince ben dedim ki, “O hafta olmaz. Ferdi’nin vefatının yıl dönümü, orada oluruz. Herkes orada olur.”

Bu soruya verdiğim cevap yayımlandıktan bir süre sonra olmayacak bir şey oldu. Gözlerime inanamadım.

Sonra da araya girip, “Yapmazsanız, etmeseniz…” diyenlere, “Özgür Bey Manisa’ya gideceğim deyince biz yapalım dedik” diyerek bugün bizim orada olmamızı, burada grup toplantısı yapmak için bir fırsat olarak gördüler.

Bir açıklama yapıldı. Günlerce düşündüm. Günlerce… Aklına güvendiğim herkese danıştım. Grubumuza, arkadaşlarımıza, çocukluk arkadaşlarıma…

Hep şunu söyledim: “Gidelim, gelsinler.”

Kim gelecekti? Kim gelecekti?

O zaman partiye sabah yedide kim geldiyse onlar gelecekti. Biraz önce Dikmen Kapısı’nda onları gördüm zaten.

Kim gelecekti?

Son dört kurultayda seçilmiş genel başkanı olmayacak. Seçilmiş yöneticiler olmayacak. Son üçünde geçerli oyların hepsini alan genel başkanı olmayacak.

İlk günden bu yana ilk kez, nasip alan ki kendime saygımdan dolayı söyledim, bir genel başkanın son üç kurultayda delinmeyen anahtar listesi…

Bu liste iyi yapıldı, güçlü yapıldı demek değil. Bu delegenin, hem son seçilen delegenin hem ilk delegenin, bugünkü delegenin idraki, partiyi sevmesi, sahiplenmesi demek.

Kapalı yere giriyor adam. Kimse görmüyor. Atmazsa atmaz. Üç sene önce vermemiş altı yüz küsur tanesi. Şimdi hepsi veriyor.

Diyor ki: “Birlikte olalım.”

Bugün dayanışma günü. O delege gelse, o ruh gelse, o bilinç gelse, o idrak gelse zaten Özgür olsa da burada gerek yok. Oraya kimin oturduğunun hiç önemi yok.

Ama kim gelecekti? Kimin geleceğini gördük. Nasıl gelmeyi planladıklarını gördük. Ve bunun ne olduğunu gördük.

Burası millî iradenin tecelli ettiği yerdir. Millet karar verir, o karar burada tecelli eder.

Kurultay iptal de, seni serbest bırakacağız dediler. Mesele parti içi mesele değil. Mesele, olası tüm adaylarıyla, kurumsal kimliğiyle, lideriyle CHP’yi ortadan kaldırmaya çalışan, Erdoğan’ı rakipsizleştirme meselesinden başka bir şey değil.

Ali ile Veli bizim partide kavga edecek, ele güne karşı Meclis’in kapısı önünde o cılız ama gücünü haklılığından alan bedenini, oradan buradan toplanmış serseri güruhunun önüne koyacak.

Eskisi gibi Osmanlı’nın son dönemi gibi bir sistem lazım. Bir Kürt, bir Türk, bir Alevi lazım devletin başına. Bu yıkıcı rezalete, bu rejime kast eden niyetlere karşı o zincirleri tutacağız. Bugün kopmayan halka bu halkadır. Siz işte o kopmayan halkasınız.

Hem Ferdi’nin ölüm yıldönümünde o kararı aldıranlara, o karara uyanlara, genel merkezde o kara günü yaşatanlara, hem de bugün bu Meclis’in altında cüret edilen bu meseleye, o kötücül akla, kim eğer alet olup yol veriyorsa, varsa şu kadarcık hakkım, helal etmiyorum.

Partime yaşatılanları görünce ne diyeceğimi şaşırıyorum. O binada kimler var kimler, biliyor musunuz?

O gün partinin üyesi olmayan milletvekillerimiz de seçmenlerimiz de aynı duyguda, aynı kararlılıkta, o zinciri koparmamak için oradaydı. O binada, Kemal Bey’e Çubuk’ta linç girişimi yaşatılırken, ölümü göze alarak onu koruyan, yanında duran mesela Murat Emir yok orada.

Ama Haluk Kırcı’nın ekibi 12. kattan selam veriyor. Kemal Bey Artvin Şavşat’ta saldırıya uğradığında, kirpinin içinde onunla beraber suikast girişimine maruz kalan Seyit Torun yok orada. Çünkü Kemal Bey’e ateş açılırken, kirpinin içine girip onun üstüne eğilen Seyit Torun’u iki kolundan tutup aşağı attılar.

Ya hapse atılacaksın ya AK Parti’ye katılacaksın dendiğinde dimdik duran belediye başkanlarımız yok orada.

Adalet Yürüyüşü’nün isim babalarından Aykut Erdoğdu ile Bülent Tezcan yok orada.

İBB operasyonlarında tutuklananları ziyaret edip, “2 milyon lira vereceksin, şu iftirayı atarsan çıkarsın” diyen avukat, göstermelik ev hapsi kaldırılan avukat, o binada “arınma başladı” diye paylaşım yapıyor.

O binada AK Parti’yi yenen kadro yok. Yenilgiye itiraz edenler, direnenler, mücadele edenler yok.

O binada CHP bu yolu yürüyemesin diye tarihin gördüğü en büyük kumpas, iftira ve karalama kampanyasını yapanlar, partinin aklı olmuşlar güya.

Şimdi çıkmışlar, “Efendim bir paralel CHP anlayışı varmış. Bizim Meclis’i paralel genel merkez yapmamız kabul edilemezmiş. O yüzden burası da zapt edilmeliymiş” diyorlar.

Biz genel merkezden yaptığımız yürüyüşte bu zihniyeti arkamızda bıraktık. Bu çirkin zihniyeti geride bıraktık, onlara bıraktık.

CHP’nin bir binadan değil, bir inançtan, bir anlayıştan, bir inattan ibaret olduğunu; bu ülkenin son umudu olduğunu; son kalenin bir bina çatısı değil, Cumhuriyet’e inananların yüreğindeki korkusuzluk ve mücadele azmi olduğunu söyledim.

Bu millet paralelin kim olduğunu bilir. Bu millet, emniyet müdürü varken emniyet imamının paralel olduğunu bilir.

Seçilmişler varken atanmış paralelleri bilir bu millet. Seçilmişler onlara teslim olursa nasıl kukla gibi kaldıklarını, o paralele teslim olmayanlara ne kötülükler yapıldığını bu millet de bu grup da bilir.

Her şeyi yapın ama bu dille, bu FETÖ’den kalma dille, önüne geleni FETÖ’cü, hain ilan eden dille; demokrasinin tepki ve protesto rejimi olduğunu kabul etmeyenlerin, her direnişe ayaklanma, her meydana sokak çağrısı, her mitinge sokakları karıştırmak diyen sığ anlayışın terminolojisini CHP’de görev yapmış kimseye yakıştırmam.

Asla ve asla CHP’ye paralel yapı, FETÖ; namuslu arkadaşlarımıza hırsız diyerek, iftiraları doğruymuş gibi anlatıp “arınacağız”, “satacağız”, “atacağız” diyerek yaklaşılmasına teslim olmayacağız.

Elbette hukuka güveneceğiz. Bağımsız yargının her şey olduğunu bileceğiz.

Ama onun için bu yargıdaki çeteyi dağıtacağız. Yargı kollarını dağıtacağız.

İktidar yürüyüşümüz; onların milletin bankasının parasıyla kendilerine yandaş yaptığı medyayı bu kez bizim tarafa aldığı bir düzen değil, bir daha hiç kimsenin yandaşlaştıramadığı bir medya düzeni kurmak olacaktır.

Bir aklı selim hakim olur ve bu kritik eşik geri dönülmez şekilde aşılmaz. 2 milyon üyemiz var. 2 bin tane kurultay istemeyen seçilmişi bulamazsınız. O bin tane de bayramlaşmayı yapalım, grup yapalım, çıkar CHP kimliğini desen gösteremez, o bin tane bindirilmiş ve gezdirilmiş kıtayla ne Kurultay yapabilirsiniz ne bayramlaşma ne grup toplantısı ne başka birşey. 

Herkesin artık nasıl bir eşikte oludğumu görmesi lazım. Bütün muhalefet partileri Kurultay yapılsın diyor. Demokrasi ortadan kalkacağı için söylüyorlar. Barolar, meslek örgütleri, STK’lar, TBMM başkanı, MHP Genel Başkanı belli bir evreye kadar söylediği değerlendirmeler, AK Parti7de geçmişte önemli görevler yapmış ya da uçak kalktıktan sonra aklı selim herkes, ‘ya biz ne yapıyoruz, CHP kurultayını yapmalı ve seçilmiş yönetimi olmalıdır ‘ diyor. 

Özgür Özel TBMM’de grup toplantısında çarpıcı açıklamalarda bulunuyor. Genel merkez binasında Kemal Bey’i suikastlardan koruyanlar yok, 12. kattan selam veren karanlık odaklar var” dedi.
0

Bültenimize Ücretsiz Kayıt Olabilirsin

Yeni haberlerden haberdar olmak için fırsatı kaçırma ve ücretsiz e-posta aboneliğini hemen başlat.

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

0/30 karakter

Giriş Yap

Egedebirgun.net ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!

KAI ile Sohbet Et

KAI ile Haber Hakkında Sohbet

Yapay zeka asistanı
Sohbet sistemi şu anda aktif değil. Lütfen daha sonra tekrar deneyin.