1. haberler
  2. Yerel
  3. İzmir
  4. “Martı & Maria” İzmir’de Sahnelendi: Kadınların Ortak Hafızası ve Direnişi Aynı Sahnede

“Martı & Maria” İzmir’de Sahnelendi: Kadınların Ortak Hafızası ve Direnişi Aynı Sahnede

featured
Google'da Abone Ol
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

İzmir, tiyatronun toplumsal hafıza ve dayanışmayla buluştuğu çarpıcı bir etkinliğe ev sahipliği yaptı. İmece Dostluk Dayanışma Derneği’nce organize edilen, 3K Karaburun Kavimler Kapısı Tiyatro Atölyesi tarafından hazırlanan “Martı & Maria”, Konak Belediyesi Alsancak Türkan Saylan Kültür Sanat Merkezi’nde 28. kez sahnelenerek izleyiciyle buluştu. Yoğun katılım nedeniyle salon tamamen dolarken, artan talep üzerine ek sandalyeler yerleştirildi.


Gösterim boyunca salonda asılı olan “Kadın Cinayetleri Politiktir” pankartı dikkat çekti ve oyunun temel mesajını daha sahne başlamadan izleyiciye güçlü biçimde yansıttı.
Yönetmenliğini Şıh Ali Yalçıner’in üstlendiği, tiyatro sanatçısı Mürüvvet Barış’ın tek kişilik performansıyla sahneye taşınan oyun, tarihsel bir yüzleşme ile güncel bir toplumsal çağrıyı aynı potada buluşturdu. Eser, 1921’de Mustafa Suphi ve yoldaşlarının Karadeniz’de katledilmesinin ardından eşi Maria Suphi’nin maruz kaldığı şiddet, esaret ve katledilme sürecini merkezine alıyor. Bu trajik hikâye, sahnede yalnızca bireysel bir dram olarak değil; sistematik bir yok etme ve susturma politikasının ifadesi olarak ele alınıyor.
Oyun, Martıdan alınan tiratlarla zenginleştirilirken, Kenan Karabağ’ın Maria Suphi: Bir Direnişin Öyküsü adlı çalışmasından esinlenerek uyarlanmış olmasıyla klasik tiyatro ile tarihsel-politik anlatıyı iç içe geçiriyor. Ayrıca dramaturjik yapısına Lysistratadan kadınların yemin sahnesinin eklenmesi, oyunu evrensel bir bağlama taşıyor.


Bu noktada oyunun en dikkat çekici yönlerinden biri, Aristofanes (MÖ 5. yüzyıl) ile Anton Çehov (19. yüzyıl) arasında kurulan dramaturjik bağdır. Bu bağ, kadın dayanışmasının ve mücadelesinin binlerce yıllık bir sürekliliğe sahip olduğunu ortaya koyarken; Aristoteles’in tragedya ve dramatik yapı üzerine düşüncelerinin izlerini de taşıyan bir sahne dili kuruyor. Böylece oyun, yalnızca iki farklı dönemin metinlerini bir araya getirmekle kalmıyor; aynı zamanda tiyatronun kurucu felsefesi ile modern anlatıyı buluşturarak derin bir tarihsel süreklilik hissi yaratıyor. Bu durum, meselenin yalnızca güncel bir sorun değil; insanlık tarihinin derin bir yarığı, kapanmayan bir çatlağı olduğunu güçlü biçimde vurguluyor.
“Kadın cinayetleri politiktir” vurgusuyla sahnelenen eser; Maria Suphi’den Cumartesi Anneleri’ne, Madımak’ta yaşamını yitiren Hollandalı antropolog Corina’dan, Van’da öldürülen üniversite öğrencisi Rojin’e ve Diyarbakır’da katledilen Narin’e kadar uzanan geniş bir toplumsal belleği sahneye taşıyor. Bu yönüyle oyun, geçmiş ile bugün arasında güçlü bir bağ kurarak kadınlara yönelik şiddetin sürekliliğine dikkat çekiyor.


Gösterim sonunda ise sahne ile salon arasındaki sınırlar ortadan kalktı. Oyunu izlemeye gelen kadınlar sahneye çıkarak hep birlikte “Kadınlar vardır, kadınlar her yerde kadınlar” şarkısını söyledi. Bu an, gecenin en etkileyici anlarından biri olarak hafızalara kazındı.
“Martı & Maria”, yalnızca geçmişi hatırlatan bir eser olmanın ötesine geçerek, günümüz kadın mücadelesine güçlü bir çağrı yaparken; tarihsel hafızayı diri tutan ve toplumsal farkındalığı artıran etkili bir tiyatro deneyimi olarak iz bıraktı.

“Martı & Maria” İzmir’de Sahnelendi: Kadınların Ortak Hafızası ve Direnişi Aynı Sahnede
+ - 0

Bültenimize Ücretsiz Kayıt Olabilirsin

Yeni haberlerden haberdar olmak için fırsatı kaçırma ve ücretsiz e-posta aboneliğini hemen başlat.

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

0/30 karakter

Giriş Yap

Egedebirgun.net ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!

Bizi Takip Edin
KAI ile Haber Hakkında Sohbet

KAI ile Haber Hakkında Sohbet

Sohbet sistemi şu anda aktif değil. Lütfen daha sonra tekrar deneyin.