İzmir Büyükşehir Belediyesi Meclis Başkanvekili Altan İnanç, İzBB şubat ayı üçüncü oturumunun açılışında konuştu. Konuşmasında şubat ayı ikinci oturumunda AKP Torbalı Meclis üyesi Gizem Akyüz Duman’ın tartışma yaratan ifadelerine değinen İnanç, “İzBB Meclisi ifade edildiği gibi anti demokratik bir meclis değildir. Burada hem sayın Cemil Tugay hem kendim yönetirken, hem de Zafer Levent Yıldır kimseye söz vermemiş değildir. Bu mecliste İzmirlinin temsilcisi olduğumuzu unutmadan, her partili arkadaşımızın görevini yapmışızdır.
Ağzınızdan çıkanı kulağınız duysun. Masumiyet karinesi diye bir şey var. Bugün bakan yaptığınız savcının hangi iddianamesinde kanıtlanmış iddia var?
Şu anda konuştuğum şey yalnızca Altan İnanç’ın sesi değil. İzmirlinin duygusu. Bunları dile getirmeyelim mi istiyorsunuz?
Bu meclisin çatısı altında kimse kimseye hırsız diyemez, buna hakkınız yok. “ şeklinde konuştu.
Altan İnanç’ın konuşmasının tamamı şu şekilde:
“Çarşamba günü bir olay yaşandı meclisimizde, daha doğrusu olay da denemez ama bir durum meydana geldi. Bunun arkasından AKP Meclis üyelerimiz bu salonda bir basın açıklaması yaptılar.
Biz hepimiz, İzmir’de en son seçilen temsilcileriz. En son yapılan seçimin seçtiği temsilcileriz. Dolayısıyla İzmir’i, İzmirliyi bu salonda temsil etme yetkisini en son alan siyasileriz. Onun içindir ki İzmirli ve İzmir’in hassasiyetlerini savunmak, İzmirli gibi düşünmek ve davranmak zorunululuğu vardır.
İzmir kurtuluşun ve kuruluşun kentidir. Anadolu işgaline ilk kurşun İzmir’den atılmıştır. Işıklar içinde yatsın Gazeteci Hasan Tahsin. Ve yine büyük mücadelelerle kazanılan büyük emekler verilerek, büyük savaşlar yaşanarak elde ettiğimiz ve bu savaşların, Kurtuluş Savaşı’mızın zaferle taçlandırıldığı, 9 Eylül’de düşmanın denize döküldüğü kenttir İzmir.
Bizler seçilmiş temsilciler olarak İzmirliye layık olmak zorunda odluğumuzu hiçbir zaman unutmamalıyız.
Cumhuriyet Halk Partisi Kurtuluş Savaşı’nı başlatan, kazanan, savaş sonrasında Cumhuriyet fikrini ortaya koyan, ve kuran kadroların devamıdır. Bugün bu salonda bu konuşmayı yapabiliyorsam CHP kadrolarının kazandığı savaşın sonucudur. Kurulan Cumhuriyetin ve demokratik Cumhuriyetin sonucudur. CHP; anımsatmak isterim, bilinmesini isterim, herkesin bilmesini isterim ki sadece devleti kuran parti değildir. CHP bu ülkede demokrasiyi de kuran partidir. Serbest seçimleri ve halkın iradesini kendi isteğiyle uygulayan partidir. İktidardayken, hatta hiç uygulamaya sokmasa demokrasinin talep edilmediği bir dönemde belki de çok uzun yıllar iktidarda kalacakken, halkına ve milletine inandığı demokrasiyi getirmiştir.
Ben burada İzmir İl Başkanını temsil etmekteyim. CHP’nin İzmir İl Başkanı Genel Başkanımızı temsil eder. Genel Başkanımızın bugün oturduğu koltuk bu ülkeyi kuran Ulu Önder’in koltuğudur. CHP birçok kendisini çağdaş sayan ileri demokrasi sayan ülkelerden daha evvel kadınlarına seçme ve seçilme hakkını veren partidir.
Çarşamba günü genç bir kardeşimiz, Gizem kardeşimiz. Konuşmasını yaparken sonucunda kullandığı kelimelerde incindiğimizi ifade edeyim. Hiçbir eleştiri ve niyet sorgulaması çabasında değilim. Bu genç kardeşimiz bu tabirimi de olgunlukla karşılar. Belki de benim kızım yaşındadır. Ve inanıyorum ki buradaki genç kardeşlerimizin siyasette çok uzun ve başarılı zamanları var. Buralardan ders çıkarmalılar. Söyledikleri her sözün siyasette bir gün karşına çıkacaklarını unutmamalılar. Eleştirmek için söylemiyorum ama uyarmak için söylüyorum.
Bildiğiniz gibi ben 1 yıl meclis başkanvekilliği yaptım. Belki de ifade etmişimdir. Şimdi de Levent Başkanımız meclisimizi yönetiyor. Divan, meclis başkanı buradaki tüm siyasi partilerin meclis başkanıdır. Orada siyaset olmaz, siyasi tavır sergilenmez. Divanı bırakıp salona inilmez. Enes kardeşim de çok genç bir kardeşim. Onu da uyarmak için söylüyorum. Eğer bu meclisin huzurunu sağlayacak meclis başkanı ve divan üyeleri salona inerlerse bu mecliste oturum olmaz.
O tartışmaya nereden bakmamız gerektiğini CHP’liler olarak sayın bakanların değiştirilme gerekçelerini, Gizem kardeşimizin bakanlarını tebriğinde kullandığı ifadeleri açmak isterim.
Eleştirilerimiz var, kaygılarımız var. Çünkü biz CHP’liler olarak ülke demokrasisine bu atamalarla etki edilebileceği kanaatindeyiz. İçişleri Bakanı Adalet Bakanı Ulaştırma Bakanı aynı anda değiştirilir. Öyle olsaydı diyebilirdik ki herhalde erken seçim var.
Devletin bakanının partisi olmaz, bakanlığa gelene kadar partisi olur. Şimdi Adalet Bakanı yapılan sayın bakanın nereden geldiğini Türkiye bilmiyor mu? Onun için kaygılarımız var diyorum. Yapacağınzı şey devletin bakanını tebrik etmektir. AKP’nin bakanını mı tebrik ediyorsunuz?
19 Mart darbesinde yarısı yazılamamış uydurma iddianamelerle belediye başkanlarının tutuklu yargılanmasının altında kimin imzası var?
Sayın bakan mecliste Yemin ederken tutuklama kararının altında imzası olan hakimin yanında olduğu görüntüleri var.
Karar veren adaleti sağlaması gereken bir hakimin orada ne işi var?
Onun için kaygılarımız var.
Türkiye’de demokrasi rayında gitsin, demokrasi işletilsin. Türkiye demokrasisine kastedilecek davranışlar olmasın, bugün iktidar olanlar görevine devam etsin.
Bu adalet bakanı yapılan arkadaşımız
Yolsuzluk çetesi denilen, iddianamede 704 yılla yargılanan ama buna rağmen sokakta gezen arkadaşları hatırlatmak isterim. Çete lideri korumalarla mahkemeye getiriliyor bunu içinize sindririyorsunuz. Ama mesnetsiz iddianamelerle başkanlarımızı hala içerde tutuyorsunuz. Bunu Kabul etmediğimiz içindir o günkü tartışma.
Cumhuriyete inanmayan, Atatürk’e inanmayan, Kurtuluş Savaşına inanmayan, hatta İngilizlere ajanlık edip istiklal mahkemelerinde idam edilen İskilipli’nin mezarında tören düzenleyen adama İçişleri Bakanlığı verdiniz.
İzBB meclisi ifade edildiği gibi anti demokratik bir meclis değildir. Burada hem syn Cemil Tugay hem kendim yönetirken hem de Zafer Levent Yıldır kimseye söz vermemiş değildir. Bu mecliste İzmirlinin temsilcisi olduğumuzu unutmadan, her partili arkadaşımızın görevini yapmışızdır.
Ağzınızdan çıkanı kulağınız duysun. Masumiyet karinesi diye bir şey var. Bugün bakan yaptığınız savcının hangi iddianamesinde kanıtlanmış iddia var?
Şu anda konuştuğum şey yalnızca Altan İnanç’ın sesi değil. İzmirlinin duygusu. Bunları dile getirmeyelim mi istiyorsunuz?
Bu meclisin çatısı altında kimse kimseye hırsız diyemez, buna hakkınız yok.
Birisi (Akın Gürlek) mesnetsiz iddialarla arkadaşlarımıza kumpas kuran adam, biri de (Mustafa Çiftçi) laiklik ve demokrasiye ters değerlere sahip Atıf hocanın mezarına gidip de tören yapan adam.
Mecliste kargaşaların arkasına saklanarak milletin duymadığı bu yemini edenler, Atıf Hoca’nın mezarında tören yapan arkadaş nasıl laiklik ve demokrasiye Yemin ettiğine inandıracak? Suçsuz belediye başkanlarını tutuklatan adam nasıl da bizi bu yemine inandıracak?
Ne yaşanmıştı?
İzmir Büyükşehir Belediyesi Meclisi şubat ayı ikinci oturumunda söz alan AKP Torbalı Belediye Meclis Üyesi Gizem Akyüz Duman’ın ‘İstanbul’da hırsızlara karşı mücadele eden Akın Gürlek’i tebrik ediyorum’ sözleri üzerine mecliste gergin anlar yaşanmıştı. Ardından Başkan Tugay meclisi tatil etmişti.




