Aylin Cantaş
  1. haberler
  2. Yazarlar
  3. Hep aynı şeyler neden başımıza geliyor?

Hep aynı şeyler neden başımıza geliyor?

featured
service
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Bazen insan durup düşünür:
“Hayat neden sürekli aynı yerden vuruyor?”

İlişkilerde aynı hayal kırıklıkları, iş hayatında benzer tıkanmalar, defalarca verilen ama tutulamayan kararlar… Mekânlar, insanlar, koşullar değişir ama his tanıdıktır. Sanki hayat aynı sahneyi, farklı dekorlarla tekrar tekrar oynatıyordur.

Tesadüf mü? Pek sayılmaz.

Psikoloji bu durumu bilinçdışı kalıplarla açıklar. Zihin, çocuklukta öğrendiği duygu ve ilişki biçimlerini güvenli kabul eder. Garip ama gerçektir: Tanıdık olan acı bile, bilinmeyen huzurdan daha güvenli gelir. Bu yüzden kişi, farkında olmadan aynı tür insanlara çekilir, benzer hataları yapar, aynı sonuçlara varır.

Bir yandan da zihnin gizli bir çabası vardır:
“Bu kez farklı olsun.”
Geçmişte yarım kalmış bir duyguyu, çözülmemiş bir yarayı bu kez tamamlamak ister. Ama farkındalık yoksa, senaryo değişmez.

Spiritüel bakış ise meseleye başka bir yerden bakar. Ona göre hayat, bir ceza mekanizması değil; bir öğretmendir. Ruh, öğrenmesi gereken dersi anlayana kadar aynı konuyu farklı kılıklarda karşısına çıkarır. Kimi zaman bu bir ilişki olur, kimi zaman maddi bir kayıp, kimi zaman derin bir yalnızlık hissi.

Mesaj aslında nettir:
“Bakmadığın yere bak.”

İnsan sürekli terk ediliyorsa, belki de öğrenmesi gereken şey başkasına tutunmadan ayakta durabilmektir. Sürekli kaybediyorsa, belki güvenmeyi ya da bırakmayı öğrenmesi gerekiyordur. Hayat, bağırarak değil; tekrar ederek konuşur.

İlginçtir, psikolojiyle spiritüel öğretiler burada aynı noktada buluşur:
Farkındalık olmadan dönüşüm olmaz.

Adına ister bilinçdışı deyin, ister ruhsal ders… Değişim, kişi kendine şu soruyu sorduğunda başlar:
“Ben bu döngünün neresindeyim?”

Döngüyü kırmak büyük mucizelerle olmaz. Küçük ama alışılmadık bir seçimle olur. Hep sustuğun yerde konuşmak, hep katlandığın yerde sınır koymak, hep kaçtığın duygunun içinde kalmakla başlar. Zor gelir. Çünkü eski düzen yıkılıyordur.

Ama işte tam orada bir şey değişir.

Aynı insanlar hayatından yavaşça çekilir. Aynı meseleler eskisi kadar can yakmaz. Hayat, sanki bir süre sonra başka bir dille konuşmaya başlar.

Belki de asıl mesele şudur:
Hayat bizi değiştirmek için değil, kendimizle tanıştırmak için aynı yerden yokluyordur.

Ve biz, gerçekten anladığımızda…
Artık aynı şeyler başımıza gelmez.

Hep aynı şeyler neden başımıza geliyor?
+ - 0

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

0/30 karakter

Giriş Yap

Egedebirgun.net ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!

Bizi Takip Edin