CHP’nin İzmir’de düzenlediği Yerel Medya Buluşması’nda gazeteciliğin dijital çağdaki sorunlarını değerlendiren İzmir Gazeteciler Cemiyeti (İGC) Başkanı Dilek Gappi, “Konvansiyonel medya nasıl ayakta kalacak? Editoryal bağımsızlığı ve etik değerleri nasıl sağlayacağız? Öyle bir dünyaya geldik ki… Yapay zekâ ile mücadele ediyoruz. Artık 5N1K yok; 5K1N var. Günümüzde çaycıya, pilavcıya, influencerlara gazeteci diyoruz. Kime çalışıyorum, kimden finans sağlayacağım, kimden haber kopyalayacağım, kime hesap vereceğim. Oysa gazetecilik kimsenin alkışlayıcısı değildir. Son bir yılda 2 binin üzerinde yerel gazete başladı. Tık savaşları doğru… İki yıldır yaşadığımız çileyi anlatamayız. Öyle bir kâbus yaşandı ki… Devlet, kamu desteği verecek mi? Vermezse nasıl bu istihdamı sağlayacağız? Bir kere kendini öven medyayı artık herkes desteklemek istiyor” dedi.
Cumhuriyet Halk Partisi (CHP), yerel medyanın ve gazeteciliğin sorunlarını, beklentilerini ve medyanın geleceğine ilişkin önerileri ele almak amacıyla başlattığı Bölgesel Yerel Medya Buluşmaları’nın ilkini İzmir’de gerçekleştirdi.
Moderatörlüğü’nü CHP Eskişehir Milletvekili Utku Çakırözer’in üstlendiği panelde İzmir Gazeteciler Cemiyeti (İGC) Başkanı Dilek Gappi, Türkiye Gazeteciler Sendikası İzmir Şube Başkanı Nil Kahramanoğlu, İzmir Yenigün gazetesi imtiyaz sahibi Mesut Şimşek, Halk TV Ege Muhabiri Yağmur Beril Varol konuşmacı olarak katıldı.
Panelde konuşan İGC Başkanı Dilek Gappi, yerel basının yaşadığı sorunların yüzeysel değerlendirmelerle çözülemeyeceğini ifade etti. Gappi, gazeteciliğin bir hobi değil, meslek olarak ele alınması gerektiğini vurguladı. Konuşmasında editoryal bağımsızlık, etik değerler ve kurumsallaşma konularına dikkat çeken Gappi, dijitalleşme ve yapay zekâ sürecinin gazetecilik tanımını değiştirdiğini söyledi.
Son yıllarda çok sayıda yerel gazetenin yayın hayatına başladığını hatırlatan ve tıklanma odaklı yayıncılığın ciddi sorunlar yarattığını dile getiren Gappi “Medyanın mücadelelerini daha uzun anlatmaya ihtiyacı var. Yerel medya nasıl ayakta kalıyor değil mi başlığımız? Değil. Yerel medya nasıl bıçaklanmaz, hançerlenmez, bitirilmez, arkadan vurulmaz? İstikameti olmayan laf laf-ı güzaftır. Öncelikle dört soruya yanıt vereceğiz: Gazeteci kim? Gazetecilik hobi değil meslek değilse kurumsal yanı nasıl geliştireceğiz? Konvansiyonel medya nasıl ayakta kalacak? Editoryal bağımsızlığı ve etik değerleri nasıl sağlayacağız? Öyle bir dünyaya geldik ki… Yapay zekâ ile mücadele ediyoruz. Artık 5N1K yok; 5K1N var. Günümüzde çaycıya, pilavcıya, influencerlara gazeteci diyoruz. Kime çalışıyorum, kimden finans sağlayacağım, kimden haber kopyalayacağım, kime hesap vereceğim. Oysa gazetecilik kimsenin alkışlayıcısı değildir. Dijital ekosistemde gazetecilik tanımı yeniden ele alınmalı. Gazeteciliği hobi ve itibar meselesi kullananlara karşı basın kanunu oluşturmak zorundayız. Yeni bir yapılandırma oluşturmalıyız. İster Baro gibi bir yapı ister her kentte tek ve güçlü şekilde basın kartlarının bu meslek örgütü tarafından verildiği bir yapı oluşturmalıyız. Son bir yılda 2 binin üzerinde yerel gazete başladı. Tık savaşları doğru… İki yıldır yaşadığımız çileyi anlatamayız. Öyle bir kâbus yaşandı ki… Devlet, kamu desteği verecek mi? Vermezse nasıl bu istihdamı sağlayacağız? Bir kere kendini öven medyayı artık herkes desteklemek istiyor” ifadelerini kullandı.
“Artık yereli ‘taşra, sevimli’ olarak ele almayın”
“Deli deliden imam ölüden hoşlanır. Eleştirdiğimiz yapıların çoğu da yerel yönetim ve kamu kaynaklarından oluşuyor” sözleriyle devam eden Gappi, şunları söyledi:
“Siz, ‘Bu gazeteciler kim diyorsunuz?’ ama bu kaynaklar yerelden sağlanıyor çünkü kriterimiz yok. Medya sahipliği yapısı çok büyük sıkıntı içinde. Dijitalleşmede dört beş gazetecinin bir araya geldiği ve gerçek gazetecilik yapan kurumları desteklemek zorundayız. Mutlaka yerel kanalların desteklenmesi gerekir. Çok güzel internet sitelerimiz var, yerel basın kavramı çok kalmadı. İzmir’deki yerel internet sitelerinin çoğu ulusala hitap ediyor. Artık yereli güzel, taşra, sevimli şekilde ele almamak gerekir. Teşhisi doğru yaparsanız tedavisi de kolay olur. Yaklaşık 7 ila 8 yıl önce İzmir’deki muhabir kadrolarının çoğu güçlü gazetelerin Ege temsilciliklerindeydi. Artık güçlü kadroların çoğu yerel basında. Kamu gücünü doğru ve nitelikli haber kuruluşlarına nasıl yönlendireceğimizi oturup konuşmalıyız.”
“10 kalem bir araya gelirse kırılmaz”
Türkiye Gazeteciler Sendikası (TGS) İzmir Şube Başkanı Nil Kahramanoğlu, gazetecilerin geçim sıkıntısı ve sendikalaşma faaliyetlerinden bahsetti. Meslekte birlik ve beraberliğin önemine dikkati çeken Kahramanoğlu, “10 kalem bir araya gelirse kırılmaz. Dayanışma ruhunun biraz daha büyütülmesine ihtiyacımız var. Yerel iktidarın da gazetecilerin örgütlenmesinin önünü açacak adımlar atılması gerekiyor” mesajı verirken Halk TV Muhabiri Yağmur Beril Varol da alanda çalışan muhabirlerin sorunlarını anlattı. Varol, “Yerelde gazetecilik yapmak büyük laf etmek değil; bazen birkaç muhabirle bölgenin nabzını tutmak, bazen kapanan bir gazetenin son sayısını basmaktır. Geç saatlere kadar telefonu çalan, maaşını geç alan kişidir yerelde muhabir olmak. Yerelde demokrasinin ayakları ne kadar sağlam basıyorsa yerelde basının sayesindedir. O yüzden yerelde basın sadece basamak değil, demokrasinin kendisidir” diye konuştu.




