CHP Eskişehir Milletvekili Utku Çakırözer’in hazırladığı 2025 Basın Özgürlüğü Raporu, Türkiye’de gazetecilerin yargı baskısı, gözaltı, tutuklama, RTÜK yaptırımları ve erişim engelleriyle karşı karşıya kaldığını ortaya koydu.
CHP Eskişehir Milletvekili Utku Çakırözer tarafından hazırlanan 2025 Basın Özgürlüğü Raporu kamuoyuyla paylaşıldı. Raporda, Türkiye’de basın özgürlüğüne yönelik ihlallerin 2025 yılı boyunca devam ettiği belirtilirken, gazetecilerin yoğun biçimde yargılandığı, gözaltına alındığı ve tutuklandığı kaydedildi. Rapora göre gazeteciler bir yıl içinde 610 kez hâkim karşısına çıktı, 95 gazeteci gözaltına alındı, 39 gazeteci tutuklandı. Uygulanan baskıların yalnızca adli süreçlerle sınırlı kalmadığı, idari ve ekonomik yaptırımlarla da sürdüğü ifade edildi.
Yargı baskısı arttı
Raporda, Ocak–Aralık 2025 döneminde gazetecilerin haberleri, yazıları ve sosyal medya paylaşımları nedeniyle yoğun yargı baskısıyla karşılaştığı belirtildi. Aralarında Fatih Altaylı, Furkan Karabay, Ercüment Akdeniz, Elif Akgül ve Yıldız Tar’ın da bulunduğu 39 gazeteci tutuklandı. Merdan Yanardağ ve Enver Aysever’in yeni yıla cezaevinde girdiği aktarıldı. İstanbul’da uğradığı saldırı sonrası yaşamını yitiren gazeteci ve aktivist Hakan Tosun’un ölümüne ilişkin soru işaretlerinin ise hâlâ giderilmediği raporda yer aldı.
Cezaevinde kalan süreler açıklandı
Raporda, bazı gazetecilerin uzun süre tutuklu kaldığına dikkat çekildi. Furkan Karabay’ın 201 gün, Ercüment Akdeniz’in 247 gün, Elif Akgül’ün 101 gün, Kaos GL Genel Yayın Yönetmeni Yıldız Tar’ın ise 102 gün cezaevinde kaldığı hatırlatıldı. Halk TV Genel Yayın Yönetmeni Suat Toktaş’ın da 34 gün tutuklu kaldığı raporda örnek olarak gösterildi.
Adli kontrol yaygınlaştı
2025 yılında tutuklamaların yanı sıra ev hapsi, yurt dışına çıkış yasağı ve düzenli imza gibi adli kontrol tedbirlerinin yaygınlaştığı belirtildi. İsmail Saymaz ve Eren Öner ev hapsi verilen gazeteciler arasında yer aldı. Çok sayıda gazeteci hakkında tutuklama olmaksızın adli kontrol uygulandığı ifade edildi.
Erişim engelleri genişledi
Raporda, yıl boyunca yüzlerce haberin yanı sıra gazeteci, sanatçı ve siyasetçilere ait sosyal medya hesaplarına erişim engeli getirildiği aktarıldı. Bu uygulamaların kamusal bilgiye erişimi ciddi biçimde sınırladığı vurgulandı. Murat Ağırel, Alican Uludağ, İsmail Arı, Osman Çaklı, Zeynep Durgut, Şule Aydın, Rabia Önver ve Şehriban Aslan’ın da aralarında bulunduğu çok sayıda gazetecinin tehdit edildiği belirtildi.
Soruşturmalar açıldı
Gazeteciler Şirin Payzın, Yılmaz Özdil, İsmail Arı, Mustafa Bildircin, Fırat Fıstık, Sarya Toprak, Sedef Kabaş, Gülistan Dursun, Kayhan Ayhan, Öznur Değer, Can Uğur, Selçuk Özbek, Gökay Başcan, Candan Yıldız ve Metin Yoksu hakkında haber, paylaşım ve yorumları nedeniyle soruşturma ve davalar açıldığı kaydedildi.
RTÜK yaptırımları rekor kırdı
Rapora göre 2025 yılında RTÜK, eleştirel yayınlar nedeniyle dört televizyon kanalına toplam 53 yaptırım uyguladı. Bu yaptırımların parasal karşılığının 92,7 milyon TL olduğu belirtildi. SZC TV’nin 10 gün, Tele1’in ise 5 gün süreyle ekran karartma cezası aldığı aktarıldı. Yaptırımların özellikle protestolar ve yargı süreçlerine ilişkin yayınların ardından yoğunlaştığı ifade edildi.
Kayyum uygulamaları sürdü
Raporda kayyum uygulamalarına da geniş yer verildi. İstanbul merkezli soruşturmalar kapsamında TELE1, Habertürk, Show TV ve Bloomberg HT gibi medya kuruluşlarına kayyum atanmasıyla birlikte TMSF’nin Türkiye’nin en büyük medya patronu haline geldiği belirtildi. Bu sürecin editoryal bağımsızlığı ve gazetecilerin iş güvencesini ortadan kaldırdığı vurgulandı.
Raporda yer alan verilere göre Türkiye, basın özgürlüğü alanında 180 ülke arasında 159’uncu sırada yer aldı. Çakırözer, raporun sonuç bölümünde basın özgürlüğünün demokratik toplumun temel unsurlarından biri olduğunu vurguladı ve gazetecilere yönelik baskıların sona erdirilmesi gerektiğini ifade etti.



