CHP Genel Başkan Yardımcısı Gamze Taşcıer, Mecliste düzenlediği basın toplantısında, TÜİK’in iki gün önce açıkladığı kasım ayı enflasyonu ve 12 Aralık’ta toplanacak Asgari Ücret Tespit Komisyonuna ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
TÜİK’in açıkladığı kasım ayı enflasyonuna ilişkin konuşan Taşcıer, “Ne tesadüftür ki, milyonlarca memur, emekli ve emekçinin aylıklarına zam bekledikleri dönemde enflasyon sihirli değnek değmişçesine düşüş eğilimine girdi. Gıda enflasyonunda dünyada 8’inci sıradayız. Konut enflasyonu yüzde 50’ye ulaşmış. Ulaştırma giderleri yıllık yüzde 30 artmış. Ancak TÜİK’e göre kasım ayında enflasyon yüzde 0,87 olmuş. Bu tablo bize bir gerçeği gösteriyor: İktidar manipülatif verilerle tüm gücüyle emekçinin ümüğüne çöküyor” dedi.
“İktidar emekçinin payına düşeni kısmak istiyor”
“TÜİK’in hayal flasyonu ile çizilen pembe tablonun sadece bir amaç için hazırlandığını çok iyi biliyoruz. İktidar, asgari ücrete yapılacak zammı düşük tutmak, emekçinin payına düşeni kısmak istiyor. Tam 590 gündür asgari ücret her dakika eriyor; ücretli kesim satın alma gücü açısından tarihinin en ağır çöküşünü yaşıyor. AKP iktidarının asgari ücrete yaklaşımı anlaşıldığı üzere uzun süredir aynı çizgide ilerliyor” diye sözlerini sürdüren Taşçıer, şu ifadeleri kullandı:
“Asgari ücretliye zam için bu yıl yüzde 20’den yüzde 40’a kadar geniş bir tahmin aralığı konuşuluyor. Emek, piyasanın sözünden çıkmayan AKP iktidarının insafına bırakılacak bir meta değildir. Bu nedenle emeği ucuzlatan, sömürüye dayalı her modeli reddediyoruz. Cumhuriyet Halk Partisi olarak toplumsal refahın adil paylaşılmasını, çalışanların ürettiği değerden hak ettiği payı almasını savunuyoruz.”
“Yine hayatta kalma mücadelesiyle baş başa bırakılacak”
CHP Genel Başkan Yardımcısı Gamze Taşcıer’in açıklaması şöyle:
Bakın, temel sorun çok açık: TÜİK’in açıkladığı enflasyon da Merkez Bankasının hedeflediği enflasyon da gerçek yaşam maliyetini yansıtmıyor. Açlık sınırı 29 bin lirayı geçti. Ücretlinin gerçek enflasyonu açlık sınırını çoktan asgari ücretin üzerine taşımış durumda. Bu tablo ortadayken yüzde 20’lik bir artış, asgari ücretin 26 bin liraya çıkartılması demektir. Bu da zamlı ücretlerin daha cebe girmeden açlık sınırının altında kalmasına yol açacaktır.
Olmaz ya, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın gönül endeksinin devreye girdiğini düşünelim ve yüzde 40’lık bir artış yapıldığını farz edelim; bu durumda da asgari ücret 30 bin liraya ulaşıyor ki, yine açlık sınırının altında bir yıl geçirecekler demektir. Görüldüğü gibi yüzde 20 de olsa yüzde 40 da uygulansa sonuç değişmeyecek. Asgari ücretli 2026’da yine açlık sınırının etrafında bir hayatta kalma mücadelesiyle baş başa bırakılacak.
“Adil bir model için teşvik paketimizi hazırladık”
Geçtiğimiz hafta kabul edilen parti programımızda açık bir hedef koyduk. Emeği güçlendiren, güvenceli ve nitelikli işleri yaygınlaştıran, adil bölüşümü sağlayan bir düzen inşa edeceğiz. Türkiye’nin düşük ücret rejimine mahkûm edilmesine karşı, asgari ücretin insan onuruna uygun bir yaşam standardını güvence altına alacak seviyeye çıkartacağız.




