İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi, Fatıma Zehra Kınık Demir hakkında verilen dört yıl iki ay hapis cezasını, yaralıların şikâyetlerini geri çekmesi üzerine bozmuştu. Mahkeme, Demir’in yalnızca taksirle bir kişinin ölümüne neden olma suçundan cezalandırılması gerektiğini belirtmişti.
Bozma kararının ardından, dava Anadolu 8. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüldü. Duruşmaya Fatıma Zehra Kınık Demir, avukatı, kazada ölen Batın Barlasçeki’nin annesi Hasret Doğan ve avukatı Uysal Uğurlu katıldı.
Eski savunmalarını tekrar eden Zehra Kınık, kendinin motosiklete çarpmadığını, gereken özeni gösterdiğini savundu. Aileye “sabır” dileyen Kınık, “Üzgünüm” dedi. Kınık’ın avukatı da savunma için süre istedi. Duruşma 18 Aralık’a ertelendi.
Sadece bir gün gözaltında kaldı
Geçen yıl Beykoz Kavacık’ta meydana gelen kazada, Fatıma Zehra Kınık Demir’in kullandığı otomobil, Yavuz Selim Öztürk’ün motosikletine çarptı. Motosikletin arkasında oturan 17 yaşındaki Batın Barlasçeki, yere düşerek iç kanama sonucu yaşamını yitirdi.
Kaza sonrası Kınık, bir gün gözaltında kaldıktan sonra tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakıldı. Bilirkişi raporları, Kınık’ın kazada asli kusurlu olduğunu ortaya koydu. Kazada ayrıca motosiklet sürücüsü ve kaldırımda bulunan iki kişi yaralandı.
“Hakkaniyet indirimi” ve ceza süreci
Kaldırımda yaralanan kişilerden birinin şikayetçi olmaması, diğerinin de kovuşturma aşamasında şikayetini geri çekmesi üzerine Kınık, bir kişinin ölümüne ve bir kişinin yaralanmasına neden olmakla yargılandı.
Mahkeme, 1/6 oranında hakkaniyet indirimi uygulayarak Kınık’a dört yıl iki ay hapis cezası verdi. Karar hem Kınık hem de hakkaniyet indiriminin uygulanmasına itiraz eden Barlasçeki’nin annesi Hasret Doğan tarafından istinafa taşındı.
“Evladımın yaşam hakkı parayla ölçülemez”
Bu süreçte, dosyada yaralı olarak yer alan motosiklet sürücüsü Yavuz Selim Öztürk şikayetlerini geri çekmişti. Ayrıca, Kınık tarafından Barlasçeki’nin annesi Hasret Doğan’a PTT üzerinden manevi tazminat adı altında 500 bin TL gönderilmişti.
Doğan ise duruma tepki göstermiş ve şikayetinden vazgeçmeyeceğini belirtmiş, “Oğlum için de 15 aydır adalet sağlanmadı. Manevi tazminat yatırıldı 500 bin lira PTT’den ismime. Ben manevi tazminat talebinde bulunmadım ama her seferinde parayla bir şeyleri yapabileceklerini düşünüyorlar galiba. Bu iş öyle bir şey değil. Parayla ölçülemez benim evladımın yaşam hakkı. Ben evladımın yaşam hakkını savunuyorum ve şikayetimden, davamdan vazgeçmeyeceğim. 15 aydır acı içinde kıvranıyorum ve 15 aydır benim oğlum hayatta değil” diye tepki göstermişti.



