TMMOB Jeoloji Mühendisleri Odası İzmir Şubesi tarafından Mimarlar Odası İzmir Şubesi iş birliğiyle düzenlenen “Kent Jeolojisi: İzmir Kent Sorunları ve Çözüm Önerileri Kolokyumu”nun ardından yayımlanan Sonuç Bildirgesi, kentin su yönetimi konusunda çarpıcı uyarılar içerdi.
Açıklamada şu ifadeler kullanıldı:
“Su yönetiminde havza bazlı, kapsayıcı ve teknoloji destekli bir dönüşüm planına ihtiyaç vardır. Kısa vadede pilot uygulamalarla somut tasarruf ve etki gösterilmesini; orta ve uzun vadede ise altyapı, politika ve finansman reformlarına başlanması gerekmektedir. Bilimsel yaklaşımla yürütülen sürdürülebilir bir su politikası, derinleşen su krizinde kaçınılmaz hale gelmiştir. Yerel düzeyde olumlu adımlar atılsa da merkezi ve yerel irade bu sorunu çözmekten bir hayli uzaktır. Suyu korumak amacıyla, bazı ülkelerde uygulanan su kullanım kısıtlamaları ve suyun arıtılmasının maliyetini düşürecek olan enerji dönüşümleri kritik öneme sahiptir. Körfez ve kıyı bölgelerinde bütünleşik bir ekosistem temelli yönetim planı hazırlanmalı, var olan planlar güncellenmelidir. Konuyla ilgili karar alma mekanizmalarında bilim insanlarının katılımı sağlanmalıdır. Arıtma sistemlerinin sadece teknik değil, biyolojik dengeyi gözeten şekilde yeniden düzenlenmesi gerekmektedir.”
Açıklamanın devamında su kaynaklarının korunması için alınması gereken önlemler şöyle sıralandı:
“Yeni su depolama alanları ve barajların yapımı, yağmur suyu hasadı, gri su geri kazanım ve diğer yeşil altyapı sistemlerinin yaygınlaştırılması, akıllı su yönetimi sistemlerinin ve katılımcı anlayışının geliştirilmesi su krizinde önem arz etmektedir. Kentimizin su yönetimi aynı zamanda tarihsel su kültürünün tüm yansımalarını bünyesinde barındırmalı, kadim su yapılarımız korunmalıdır.”





