İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay, Aliağa Şakran Cezaevi’nde görülen ve kamuoyunda “kooperatif davası” olarak bilinen davanın ilk duruşmasının ardından ilk kez konuştu. Tugay, davaya ve belediyeye yöneltilen suçlamalara yanıt vererek, inşaatların durdurulmasına ilişkin alınan kararların hukuki zorunluluk olduğunu vurguladı.
“Tutuklular serbest bırakılmalı”
Tugay, kooperatif süreciyle ilgili olarak hiçbir makama şikayette bulunmadıklarını belirterek, tutuklu yargılananların serbest bırakılmasından yana olduklarını şu sözlerle ifade etti:
“Kooperatif konusunda biz hiçbir makama herhangi bir şikâyette ya da bildirimde bulunmadı. Şu andaki yargılamaların tutuklu olarak yapılmasını doğru bulmuyoruz. Tutuklu olarak yargılanan kişilerin serbest bırakılması bizim de talebimizdir. Ancak diğer taraftan suçlanan kooperatif ve diğer kişiler konuşmalarında adımı geçirerek ya da ima ederek ‘İzBB Başkanı göreve geldikten sonra kooperatiflerin inşaatı durduruldu ve süreç ilerleyemedi’ denildi. Bu düzeltmeye ihtiyaç olan iftiradır.”
“Bu kararı almasaydık ben de cezaevinde olurdum”
İnşaatların durdurulması kararının neden alındığını detaylı şekilde anlatan Başkan Tugay, sürecin yasal denetim organlarının uyarı ve raporlarına dayandığını şu sözlerle dile getirdi:
“İzBB, uzun yıllar önce Örnekköy’de, Uzundere’de, Gaziemir’de ve Ege Mahallesi’nde bazı bölgeleri kentsel dönüşüm alanı olarak belirledi ve sorumluluğu üzerine aldı. İzBB modeli diye bir şey var. Bu model Aziz Kocaoğlu zamanında onun ve bürokratlarının doğru bulduğu bir çalışmaydı. Neydi bu? Herhangi bir alanda kentsel dönüşüm çalışması başladığında o insanlarla yüzde 100 uzlaşı çalışması yapılıyor ve o tapuları belediye üstüne alıyordu. Bu şekilde Uzundere’de birinci ve ikinci etap yapıldı, Örnekköy’de ihaleler oldu bazıları yapıldı. Gaziemir’de ihale edildi, Ege Mahallesi’nde birinci etap ihale ile müteahhitte verildi ve inşaat devam ediyor.”
“Aynı dönemde ‘Biz buraları müteahhitte vermekte zorlanıyoruz’ denilerek başka bir modele karar verildi. Ben o dönem meclis üyesiydim, İZBETON’a yapım işini verelim dendi. İZBETON, yüklenici oldu sonra kendisi yapmak yerine paralarını koyarak bir grup oluşturacak kişilere yaptırma kararı aldı. Kendi sözleşmesini kooperatiflere devretmiş oldu.”
“Sayıştay ve bakanlık yazılarına uymak zorundaydık”
Kooperatif modeline ilişkin bakanlık ve Sayıştay denetimlerinden gelen uyarıların dikkate alındığını söyleyen Tugay, kararı keyfi ya da siyasi nedenlerle almadıklarının altını çizdi:
“Yapı kooperatifleri ile ilgili süreç değişik şekillerde itiraza maruz kaldı. Bu kooperatifleri bildiğimiz yapı kooperatifleri değil. Maddi olarak katkı sunabilecek insanlar bir araya geliyor. Bazı süreçler de yaşandı. Bakanlık, uyarı ve talimat verici bir yazı gönderdi. İZBETON’un yüklenici olarak kooperatife işi veremeyeceği, kooperatifin de müteahhitlik belgesi olmadığı için inşaat yapımı üstlenemeyeceği ifade edildi. Bunu Sayıştay da tespitini yaptı.”
“Ben göreve geldikten sonra İçişleri Bakanlığı’ndan gönderilmiş başmüfettişin raporuna da yansıdı. Bugün ben ve diğer kademelerde görev alan arkadaşların bunların muhatabı durumdayız ve kararlar almak zorundayız. En acımasız iddia şu: bu kararın keyfi olduğu, husumetle bu kararı aldığımız söylendi. Bu iftiradır. Bu kararı alma sebebimiz Sayıştay’dır, bakanlıklardır. Onların bize yazdığı yazıları dikkate almak zorundaydık. Aksi halde ben de bugün cezaevinde olurdum.”
“Kamu zararı olmasın diye çalışıyoruz”
Tugay, inşaatların tamamlanması için çalışmaların sürdüğünü belirterek, amaçlarının vatandaşların hak kaybı yaşamaması olduğunu vurguladı:
“En önemli mağdurlar, tapularını hak sahibi olarak veren vatandaşlar. Kemal Kılıçdaroğlu’nun açılış için geldiği günde Uzundere’de hak sahipleri yol kesti. Hak sahiplerinin belediyeden aldığı sözler var.”
“Kooperatifler ne kadar para topladı ne yaptı bilmiyoruz. Bunda dahilimiz yok. Mahkemede ifade veren bazı inşaat şirketleri ve firmaların ifadelerini üzülerek okudum. Neden? Diyorlar ki, yaptık ama paramızı alamadık. Kiminle anlaşma yapılmış? İZBETON’un dışındaki alt taşeron şirketlerle. Onları kimin kurduğunu, kararları kimin aldığını bilmiyoruz.”
“İnşaatlar ilerlemiyor, süreler dolmuş ama tamamlanmamış. Hak sahipleri dairelerini bekliyor, kooperatife para verenler de ‘Neden?’ diyor. Bunlara cevap veremiyoruz çünkü bizim dışımızda. Biz de bunlar olurken inşaatları bitirmeye çalışıyoruz. Örnekköy’de iki etabın ihalesini yaptık ve yapılıyor. Önümüzdeki Mart ayında teslim etmeyi hedefliyoruz. Uzundere’de önce ihale yaptık, girilmedi, yine ihaleye çıktık. Evleri önce hak sahiplerine ve sonra kooperatif üyelerine teslim edeceğiz. Biz kamu zararı olmasın, hak sahipleri evlerini alsın diye çalışıyoruz.”
“Beni kooperatif karşıtı gibi göstermek iftiradır”
Tugay, kooperatiflere karşı olduğu yönündeki iddiaları da yalanlayarak, belediyenin amacı dışında hiçbir niyeti olmadığını dile getirdi:
“Kooperatiflerle protokol imzalandı, onlar onaylattıktan sonra onlarla olan sorun çözülmüş olacak. Burada nasıl bir zihniyet ‘Cemil Tugay kooperatife karşı’ diyebilir? Ben hangisine karşıyım? Böyle bir iftira olabilir mi? İnsanların haklarına kavuşması, belediyenin kanunu olarak sıkıntıya sokmamaktan başka neyi hedefliyor olabiliriz?”




