“2025 yılı, ağır hak ihlalleri ve haksız tutuklamalar yılı olarak hukuk tarihine geçecektir” diyen Yücel, özellikle CHP’li belediyelere yönelik yapılan şafak baskılarını “hukuk ve adalet kavramlarıyla açıklanamaz” şeklinde niteledi.
Yücel, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı ve Cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu başta olmak üzere seçilmiş belediye başkanlarının tutuklanması ve görevden alınmasına yönelik siyasi soruşturmalara dikkat çekti. İstanbul’a özel olarak atanan başsavcının yargı üzerindeki etkisini eleştirerek, “Savcı mı yoksa hakim mi olduğunu sorguluyoruz” ifadelerini kullandı.
Açıklamasında, “Daha iddianamesi bile hazırlanmamış dosyalarda yolsuzluk hükmü verilmesi hukuk adına utanç vericidir” diyen Yücel, yargının tarafsız ve bağımsız olması gerektiğini vurguladı.
Ayrıca tutuklu bulunan belediye yöneticileri ve bürokratların sağlık durumları hakkında da endişelerini dile getiren Yücel, “Hukuki olanaklar varken tutuklu yargılamanın devam ettirilmesi insan hakları ihlalidir” dedi.
Yücel, yargıdaki bu durumun toplumsal barışı zedelediğini, halkın devlete olan güvenini sarstığını belirterek, “Bu hukuksuzluk düzenine karşı mücadelemizi sürdüreceğiz” ifadelerini kullandı.
Ekonomik krize ve işsizliğe de değinen Yücel, memur ve emekli maaşlarının yoksulluk sınırının altında kaldığını, asgari ücretin artırılması çağrısında bulundu. Gençlerin eğitim ve istihdam sorunlarına da dikkat çeken Yücel, “Eğitimde fırsat eşitsizliği ve barınma sorunları gençlerimizi umutsuzluğa sürüklüyor” dedi.
Yücel, muhalif medyaya yönelik baskılara da tepki göstererek, RTÜK’ün TELE1 kanalına uyguladığı karartmayı “AKP’nin korkularının yansıması” olarak değerlendirdi.
Açıklamasını CHP’nin kuruluş haftası etkinliklerine ve partinin toplumun tüm kesimleriyle birlikte iktidara yürüme kararlılığına vurgu yaparak sonlandıran Deniz Yücel, tüm kamuoyuna saygı ve selamlarını iletti.




