Bugün Türkiye genelinde 4 milyondan fazla kamu emekçisi, “Kapı kulu değil, emekçiyiz” sloganıyla iş bıraktı. 6 milyon memur statüsündeki kamu emekçisi ve emeklilerini doğrudan, en az 12 milyon yurttaşı dolaylı olarak etkileyen 8. Dönem Toplu İş Sözleşmesi (TİS) görüşmelerinde, bakanlığın bin liralık teklifine karşı emekçiler seslerini yükseltti.
Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu (KESK) İzmir Şubesi öncülüğünde, İzmir’de bakanlığın teklifine tepki gösterildi. Konak’taki YKM önünde toplanan sendikalar, davul ve zurna eşliğinde Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) İzmir İl Müdürlüğü önüne yürüdü.
ZAMLARDAN ÖNCE BORÇLANIYORUZ
KESK Kadın Sekreteri Döne Gevher, yaptığı konuşmada, “Bu 8. dönem TİS süreci yarın itibariyle son bulacak. 12 defa verilen teklifler emekçileri sefaletle karşı karşıya bıraktı. Biz aldığımız zamlardan önce borçlanıyoruz” ifadelerini kullandı. Gevher, ikinci teklifin de taban maaşa bin lira olarak açıklanmasını eleştirerek, grev mücadelesinin zamanının geldiğini vurguladı.
SEFALETİN TA KENDİSİ
BASK Genel Başkan Yardımcısı Reşat Bozat, “Hükümetin teklifi sadece bir teklif değil, ekonomik sıkıntıların faturalarını emekçi ve emeklilere kesme girişimidir” dedi. Birlik Sağlık-Sen Genel Başkan Yardımcısı Emrullah Altınkaynak ise, verilen rakamların yetersiz olduğunu belirterek, “Aile Yılı ilan edilen yılda verilen rakamlar sefaletin ta kendisidir” ifadelerini kullandı.
OLDU BİTTİYE GETİRİLMEK İSTENİYOR
Kültür Sanat Sen Başkanı Nesrin Tatlıoğlu, ortak basın metnini okurken, “Bugün hizmet üretmiyoruz, sokaklardayız. Kamucu anlayışta, sosyal devlette gedikler açıldı. Kamu binaları ticarethaneye, vatandaşlar müşteriye çevrildi” diyerek hükümet politikalarını eleştirdi. Tatlıoğlu, TİS sürecinin oldubittiye getirilmeye çalışıldığını, kamu emekçilerinin taleplerine yönelik adımların atılmadığını da sözlerine ekledi.
Tatlıoğlu açıklamasını şöyle sürdürdü: “Hükümet, 4 milyon kamu emekçisine ve 2,5 milyon emekliye, aileleri ile birlikte 25 milyonluk devasa bir kitleye yoksulluk, sefalet ve güvencesizlik teklif etmiştir. Bu tabloya karşı çıkmanın yolu, ortak mücadeleden geçiyor. Bugün bunun ilk adımını atıyoruz.”
Kamu emekçileri, insanca yaşamaya yetecek bir ücret, güvenceli istihdam, adil çalışma yaşamı ve halktan yana kamu hizmeti için mücadeleyi sürdürme kararlılığıyla alanlardaydı.



