1. haberler
  2. Genel
  3. Şehit Özkan Özkanlı’nın verdiği bursu CHP üstlenecek

Şehit Özkan Özkanlı’nın verdiği bursu CHP üstlenecek

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Özgür Özel partisinin grup toplantısında şehit asker Özkan Özkanlı'ın burs verdiği yetim çocuklara ulaştıklarını ve bursları CHP olarak kendilerinin üstlendiğini açıkladı.

featured
service
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Özgür Özel partisinin grup toplantısında açıklamalarda bulunuyor. Özel, Pençe-Kilit Harekatı bölgesinde girdikleri mağarada “metan gazından” etkilenerek şehit olan askerlerden Piyade Sözleşmeli Er Özkan Özkanlı’nın (25), burs verdiği yetim çocuklara ulaştıklarını ve bursları CHP olarak kendilerinin üstlendiğini açıkladı.

CHP Genel Başkanı Özgür Özel:

Şehit düşen Piyade Üsteğmenimiz Nuri Melih Bozkurt’un naaşını aramaya gitmişlerdi. Bir mağaraya giren askerlerimiz orada metan gazına maruz kaldılar ve 12 Mehmetçiğimizi kaybettik, şehit oldular. Kendilerine Allah’tan rahmet, milletimize ve ailelerine başsağlığı diliyorum. 12 evladımızın böyle bir olayda şehit olması milletimizin hem yüreğini yaktı ama bir yandan da çok üzdü, çok rahatsız etti.

Çok sayıda soru var. Bir ihmal, bir hatalar zinciri olduğu değerlendiriliyor. Şüphesiz alınması gereken dersler var ama bu derslerin çoktan alınmış olması gerekiyordu.

Cevaplanması gereken sorular var ama bu cevapların çoktan bulunmuş olması gerekiyordu. Biz şehitlerimizin şu anda birçok şehrimizde, İstanbul’da cenazeler var. Arkadaşlarımız, il başkanlarımız partimizi bu törenlerde temsil ediyorlar.

Defin işlemleri tamamlandıktan sonra konuyu meclis gündemine getireceğiz. Her ne kadar Milli Savunma Bakanlığı bir tahkikat açıldığını söylese de konunun uzmanları bu meselenin meclis eliyle araştırılmaya değer olduğunu, bunun ancak meclisin kararlılıkla üzerine giderse cevap aranması gereken soruların ortaya açıkça yanıtlanabileceğini ifade ediyorlar.

Yeterli bir keşfin yapılmadığından, evlatlarımıza gaz maskesinin ve oksijen tüplerinin sağlanıp sağlanmadığından, mağaraya önce bir robotun ya da insansız aracın girmesi gerektiğinden, bu araçların Türk Silahlı Kuvvetleri’nin envanterinde son teknolojiye dayalı insansız araçlar olduğundan ve bu mağarada patlatma yapılıp yapılmadığının yapıldıysa içerideki gazı bu patlamanın tutuşturacağının öngörülmüş olması gerektiğinden ve askerlerin yanındaki varsa sağlık profesyonelleri onların kaç kişi olduğu hangi eğitimde oldukları yanlarındaki ilk yardım malzemelerinin hangi kapsamda olduğunun enine boyuna araştırması gerektiğinden bahsediyorlar.

Biz araştırma önergemizi vereceğiz. Bütün partilerden de bu konuda bir destek bekliyoruz. Çünkü sonuçta hepimiz vatani görev için gittik, görevlerimizi yaptık.

Türk milleti bu konudan kaçmaz ama böylesine 3 yıl önceki bir şehidimizin cenazesini alırken bu kadar basit tedbirler, araç gereç kullanılmadan ortaya çıkan bu kayıplarda gerçekten yüreğimizi yaktı. Bu konunun üzerine gitmek, bu konunun araştırılmasını ve bir daha tekrar etmemesi için gerekli tedbirlerin alınmasını, sorumluların cezalandırılmasını istemek milletimizin ana muhalefet partisi olarak bizden beklentisidir, talebidir.

ŞEHİDİN VERDİĞİ BURSU CHP ÜSTLENECEK

Ayrıca şehidimiz sözleşmeli Er Özkan Özkanlı’nın bazı mesajlaşma görüntüleri kamuoyuna yansıdı. Kıt kanaat geçindiği maaşıyla memleketi Aksaray’da bazı öğrencilere burs vermek için ısrar ettiği anlaşılıyor.

Parti Meclisi üyemiz ve il başkanımız kanalıyla hem bursa aracılık eden kuruma ulaştık hem de öğrendik ki kendisi annesiz babamışsız büyümüş, bursla büyümüş birisi ve mesleğini edip sözleşmeli er olup eline ilk geçen maaşla kendisine burs veren kurumu arıyor ve Suriye’de anasız babasız kalmış kendisi gibi yetim büyümek zorunda kalmış Suriyeli savaşta bir evlada burs vermek istediğini ifade ediyor. Biz bilgilere ulaştık. Cumhuriyet Halk Partisi grubu olarak şehidimizin burs vermekte olduğu evladımızın bursu kesilmeyecek o bursu biz üstleniyoruz arkadaşlar.

KARTALKAYA FACİASI TEPKİSİ: AK PARTİ VE ADALET BAKANLIĞI KORSANLIK YAPMIŞTIR

Diğer yandan diğer yandan bugün Cumhuriyet Halk Partisi milletvekillerinin bir kısmı Kartalkaya davasını izliyor.

Dün ben de oradaydım ve öğleye kadarki ilk kısmını takip ettim. Kartalkaya davası bizim bu kürsülerde en yakından fikrimizi takip ettiğimiz, meseleyi takip ettiğimiz bir dava. Hepiniz hatırlayacaksınız. Grup toplantımızı İstanbul’da yapacakken sabah o feci haberle uyandı Türkiye.

Gelen haberler 60’ın üzerinde can kaybı olduğunu sonradan 78’e çıkacaktı söylüyordu. Sabah 09.00’da 60’ın üzerinde can kaybı olduğunu ana muhalefet lideri biliyor.

Muhalefet partilerinin liderleri biliyor. Orada bulunan herkes biliyor. Ama Türkiye can kaybını öğlen 11.00’e kadar 4 sonra 6 ta ki AK Parti Ankara İl Kongresi yapılsın.

Ta ki Recep Tayyip Erdoğan partisine başka partiden katılan birisine rozet taksın ta ki orada o tören bütün şaşasıyla yapılsın ondan sonra rakam 63, 65 derken 78’i buldu. 36’sı çocuk ve bebek 78 canımızı kaybetmiştik.

İlk gün oraya gittim. İçişleri Bakanı 10 gün içinde tüm sorumlular tüm sorumluluklar en şeffaf şekilde ortaya çıkacak dedi. Bu konuda bilgi vereceğiz dedi. İçişleri Bakanlığı’nın bu konusundaki kapasitesinden dem vurdu.

Sonra bir daha bu konuda kendisinden bir şey duyan olmadı. Savcılık bir bilirkişi heyeti görevlendirdi. Heyete 3 gün süre verdiler. 7 kişilik heyet. Heyet 3 gün gece gündüz çalıştı. Bu kürsüden görevlendirme yazılarını gösterdim.

Heyetin işe başlarkenki fotoğrafını, yangın sırasında, yangın sonrasında otelde yapmış olduğu çalışmalarda çektikleri, çektirdikleri fotoğrafları ve 3 günün sonunda yazdıkları bilirkişi raporu. 3 gün süre verdiler.

3 gün sonunda 17.00’de gittiler vermeye. Ankara’dan bakanlıktan telefon telefonu alandan telefon şu rapora bir bakalım.

Raporda bilirkişi heyeti Bolu İl Özel İdaresi Kültür ve Turizm Bakanlığını ve otel yönetimini sorumlu görüyor.

Diyorlar ki bu rapor olmaz. Niye? Buradan Kültür Bakanlığı’nı çıkarın. Kültür Bakanlığı olmasın. Buraya onun yerine Bolu Belediyesi’ni ekleyin.

Heyet diyor ki, belediye sınırlarında değil bambaşka bir yerde buraya biz Bolu Belediyesi’ni ekleyemeyiz. Hele hele Kültür Bakanlığı denetlemeye tek yetkili kurum.

Kapıdaki tabelası duruyor. 1 ay önce gelmiş denetlemiş. Hatta yangınla ilgili de birçok soruya denetleme kağıdında cevap vermiş yetkilileri. Onlar sorumlu.

Bu heyeti o zaman siz görevden el çekin diyorlar. 7’sinin de istifa dilekçelerini buradan okudum. 3. gün akşam görevi yapmış bitirmişler, gördüğüm lüzum üzerine istifa ediyorum. Sağlık sorunlarım yüzünden istifa ediyorum. Sonra o raporu biz kamuoyu ile paylaştık. Dediler ki rapor korsandır. Evet bir korsanlık faaliyeti oldu.

Korsanlık faaliyeti yetkisiz olan birinin meşru olan bir malı gayrimeşru yollarla elde etmesidir. Bir korsanlık faaliyeti varsa 3 gün gece gündüz görevlendirme kağıdı elimizde olan ve kendilerinin vicdanı çarpıtmaya, olmadık bir şeye imza atmamaya yönelik olan bilir kişilerin yazdığı rapor meşrudur. Ona korsan diyen Adalet Bakanlığı ve AK Parti’nin yaptığı iş adalete korsanlık faaliyetidir. Adaleti çalmışlardır.

Sonra yeni bir bilirkişi raporu, sonra buna tepkilerden eski raporda var ama genişlettik. Kamuoyunun baskısı her hafta burada üzerinde durmamızda nihayet ikinci raporda da Turizm Bakanlığı yer aldı.

Ancak Bolu Belediyesi’nin de itfaiye müdürlüğü yer aldı. Dün de yargılama başladı. Hiçbir kurum hiçbir kişi yargılanmaktan muaf olamaz ama adil bir yargılamanın hızlı bir yargılamanın ve tüm delillerin hakkaniyetle sorgulandığı bir yargılamanın takipçisi olacağız. O gün oradayız. Dün oradaydık. Bugün oradayız.

“O TURİZM BAKANI’NI ATAYANA YAZIKLAR OLSUN”

Dava boyunca hem ilgili komisyondaki arkadaşlarımız hem Bolu Milletvekilimiz orada olacak. Ben de programım el verdiğince davanın kritik kavşaklarında gidip orada olmaya ve oradaki ailelerin adalet arayışını takip etmeye devam edeceğim. Ama dün orada kucaklaştığımız tabii her evresinde orada olduk.

Taziyelerde orada olduk. 40’ında orada olduk. Farklı şehirlerde ziyaretlerde bulunduk. Dün kucaklaştığımız duygusal anlar yaşadığımız ailelerin en büyük şikayeti şu. Burada yargılanması gerekenlerin bir kısmı yargılanıyor.

Ama ilk raporda ikinci raporda yargılanması yargılansın denilen savcının yargılanmalıdır dedikleri yok. Kim yok? Turizm ve Kültür Bakanlığı oradan oraya teftişe gidenler, onları görevlendirenler yok. Diğer taraftan denetim yapması gerekenler iş güvenliği açısından orada yoklar. Çünkü ilgili bakanlar Çalışma Bakanı ve Turizm Bakanı personellerinin yargılanmasına izin verecek imzayı atmadılar.

Esas sorumlu olan Turizm Bakanlığı personele dokunma diyor. Çünkü biliyor ki bu iş çorap söküğü gibidir ucunu verirsen çeke çeke tamamını sökerler ucu sana gelir.

O Turizm Bakanı bu insanların yüreği yanıyorken 36 bebek ve çocuk kömür parçaları halinde ailelerine teslim edilmişken ilk elden sorumlu kendisi ve bakanlığıyken 50 metrelik yatıyla Ege adalarını geze geze gitti.

Dün 50 metrelik yatını 5 yıldızlı otelinin önüne demirledi. Orada sefa sürüyor tatil yapıyor. Acılı analar, babalar, eşler, dedeler, 8 evladını elleriyle toprağa vermiş evladı, gelini torunları. 5 evladını elleriyle toprağa vermiş dedeler nineler orada gözyaşı döküyorlar.

Ağlamaktan konuşamıyorlar. Bu ülkeyi bu hale getirene o Turizm Bakanı’nı oraya atayana istifa etmediği halde orada tutana o Turizm Bakanı’na hala çanak tutanlara yazıklar olsun. Allahlarından bulsunlar.

“SORUMLU SENSİN ERDOĞAN, SENSİN SENSİN SENSİN”

Milletimize o Turizm Bakanı’nı atayan, o Turizm Bakanı’nı azletmeyen, bu pişkinliğe karşı halen daha sessiz kalan sonra da işine geldi mi sorumlusu benim ben diyene söylüyorum. Sorumlusu sensin Erdoğan. Sensin, sensin, sensin.

Bugün Çorlu tren kazasının 7. yıl dönümü. Biraz önce Oğuz Arda Sel’in annesi Mısra Hanım’ı Mısra Öz’ü anladım aradım. Davanın sembol ismidir bütün aileleri bir araya getiren.

Zaten ailelerle toplanmak üzere yoldaymış. Kendisiyle konuştum. Partimizin bir kez daha dayanışma duygularını ilettim ve kendisine bir diyeceğiniz var mı diye söyledim. Söylediği şu. Süreçte gösterilen dayanışmaya, gösterilen ilgiye elbette müteşekkirler ama diyor ki esas sorumlular yargılanmadı. Hatta içeride attığı bir imza yüzünden bir başka sebepten işlediği suçun sorumluluğunun çok üstünde ceza alanlar var ama esas sorumlular yani aynı Turizm Bakanı’nın yaptığı gibi Ulaştırma Bakanlığı izin vermedi diye yargılanmayanlar var.

Evladımın ve evlatlarımızın, ailelerimizin katilleri Ulaştırma Bakanı’nın, AK Parti’nin sorgulatmadığı adalete teslim etmedikleridir. Onlar yargılanana kadar gözümüze uyku girmeyecektir diyor. Karşımızda yoksulu görmeyen garibanı sevmeyen zenginler için çalışan ve zengin seven bir iktidar var.

MADEN YASASINA TEPKİ

Şimdi o zenginlerden bir tanesi parasına para katmak için daha 2,5 milyar daha kazanmak için ona önden söz verilmiş.

Sonra meclise gelmiş, geri gitmiş. Çevreciler direnmiş, geri gitmiş zeytin yasası var. Büyük bir mücadele verdi grubumuz. Tabii yasanın pek çok mahsurlu yönü var. Hepsini ifade etmeye, Anayasa Mahkemesi denetimine sokmaya eğer kanunlaşırsa hazırlıklarımızı yapıyoruz.

Zenginlerin kesecekleri zeytinleri koordinatlarla belirlediler ve yasayı bu hafta yine ertelendi ama meclis kapatmadan bu yasayı çıkarıp gitmek istiyorlar. Sonra da yolunu bulmuşlar diyor ki “CHP bu yasaya karşıysa Anayasa Mahkemesi’ne gitsin” Gideceğiz elbet ne olacak biliyor musunuz? Biz Anayasa Mahkemesi’nde beklerken koordinatları belirtilen yerdeki binlerce on binlerce zeytin ağacı kesilecek.

“ANAYASA MAHKEMESİ’NE GİDECEĞİZ AMA…”

Orada maden araması başlayacak. Anayasa Mahkemesi 9 ay sonra bunu anayasaya aykırı bulacak. Hükümete de 9 ayda süre verecek bunu düzeltmesi için ama iş işten geçmiş olacak.

Bu mücadeleyi önümüzdeki haftaya ertelenen bu zeytin yasasına hep birlikte direnmek üzere hem Muğla’dan Ege’den tüm Türkiye’den geçtiğimiz haftalarda gelen herkesi yine meclise bekliyoruz. Tarihin önünde tarihi sorumluluğumuzu doğaya, çevreye karşı zeytin gibi bir ağaca karşı Ege’nin en önemli bitkisine bütün kutsal kitaplarda yer alan zeytine sahip çıkmak için bu büyük mücadeleyi meclis kapanmadan gerekirse meclisi kapatmamak bahasına vermek için herkesi mücadeleye çağırıyoruz.

“EMEKLİYE GÜNLÜK 80 LİRA ZAM YAPTILAR”

Zengini seviyorlar dedim. İşçiyi, emekliyi malum sevmiyorlar. Emekli maaşına 2400 lira zam yaptılar. En düşük emekli maaşı 16.881lira yani bundan sonra yıl sonuna kadar emekliler 16.000 lira alarak geçinmeye çalışacaklar.

Verilen zam günlük 80 lira . Cumhuriyeti Tarihi boyunca hatta bu topraklarda Osmanlı yüzyıllardır maaş ödüyor. Anadolu Medeniyetler Tarihi boyunca verilmiş en düşük zammı, hani diyordu ya ben emeklimi hiçbir zaman enflasyona ezdirmedim ben emeklimi asla ezdirmedim.

Verdiği zam bir tas çorba almıyor. Bu topraklarda emekli zammının bir tas çorba almadığı bir sürece getirdi Ak Parti. Kendisi gelmeden önce en düşük emekli maaşı 8 çeyrek altın alıyordu.

Bunu bütün emeklilere söyleyin ezberleyin ezberletin. Tekrarın gücü önemlidir. Ben halen daha Türkiye’nin dört bir yanında gidiyorum, dört bir yanında anlatıyorum. Bu hesabı yapıyorum.

Görüpte halen daha şaşıran, o kadar mı erimişiz o kadar mı erimiş kuyumcu şaşırıyor inanamıyor bilgisayardan dönüp bir daha bir daha bakıyoruz.

“BUGÜN ASGARİ ÜCRET 3 ÇEYREK ALTIN YAPIYOR”

AK Parti geldiğinde en düşük emekli maaşı 8 çeyrek altın alıyordu arkadaşlar. Bugün en düşük emekli maaşı 2,5 çeyrek altın alıyor. AK Parti geldiğinde en asgari ücret 7 çeyrek altın alıyordu. Bugün asgari ücret 3 çeyrek altın alıyor.

Biz işçiyle işverenle, esnafla bunların tüm temsilcileri ile görüştük. Değerli hocalarımız, genel başkan yardımcılarımız çalışmalarını yaptılar ve 3 tane kanun teklifi hazırladık.

Bunlardan bir tanesi asgari ücretin 30.205 lira olmasını öneren asgari ücret kanun teklifimiz. Altında benim de grubumuzdaki tüm milletvekillerinin imzası var. Ve diyoruz ki yılbaşında zaten hesabı yapmıştık. 30 biz bunun altında yokuz demiştik. 6 aylık enflasyon ve devletin resmi rakamlarıyla geçen yıl verilmeyen ve bu yıl ilk 6 ay için verilmeyen refah payları biri yüzde 3,5 biri yüzde 2 yine 30.205 TL’ye denk geliyor. Asgari ücret teklifimiz burada. Diğer yandan en düşük emekli maaşının asgari ücret seviyesine getirilmesi ile ilgili kanun teklifimizi grup başkanvekillerimizle birlikte tüm milletvekillerimizle imzaladık verdik. Diğer taraftan kamuda çalışanlar açısından kamu emeklileri açısından, memur emeklileri açısından bir seyyanen zam beklentisi var. Geçen sene Tayyip Erdoğan 8000 TL seyyanen zam söz verdi geçen yıl. Onu yapmadıkları gibi bu yıl hiç artırmasa geçen yılki sözünü uygulasa 16.000 seyyanen zam bütün memur emeklilerinin beklentisi ile de kanun teklifimizi hazırladık bir kenarda duruyor ve bir yandan da kamu işçileri çerçeve sözleşme bekliyorlar.

Bunun için Hak İş’in Türk İş’in başlattıkları bir eylemlilik bir mücadele takvimi var. Onu yakından takip ediyoruz destekliyoruz. Buradan mecliste görev yapan tüm siyasi partilerden milletvekillerine ama meclis Temmuz sonuna kadar çalışma kararı aldığı halde AK Parti kendi grubuna 17’sine kadar çalışacağız.

Zeytinlikleri maden aramayı açacaklar zenginlerin beklediği birkaç kanunu çıkaracaklar. Bu kanunları çıkarmadan emekliye zam yapmadan asgari ücretliye zam yapmadan ki asgari ücret zammında küçük esnafı koruyacak mükemmel bir formülümüz var.

ASGARİ ÜCRETE ARA ZAM BASKISI ! “‘AK PARTİLİLERE MECLİS TAKVİMİNİ DAR EDECEĞİZ”

Geçen hafta detaylı anlattım. Küçük esnafa asgari ücrete zam yükünün 6500 lirasını direkt sırtından alan yine tekstil ve hazır giyim iş kolunda çalışan sayısına bakmaksızın 6500 lira destek yapan ve çayın taşıyla çayın kuşunu vuran gerçi kimse kuşu vurmasın da çayın taşıyla çayın kuşunu vuran sosyal güvenlik prim gelirlerinin artışını esnafa ve hazır giyim sektörüne zor durumdaki tekstilciye başta sonra da tüm asgari ücret çalıştıranlara yansıtan doğru bir teklifimiz var.

Devlete 1 kuruş maliyeti olmayan bir teklifimiz var ama bu teklifleri görmezden gelip, bunları görmezden gelip “tatile gitmek isteyenler 17’sinde denizdeyiz abi” diye birbirine müjde veren AK Partililer var. Milletin yarası kanıyor. Meclis yaraya merhem olmak içindir. Yarayı iyileştirmek içindir. Böyle ifadelerle yaraya tuz basmak için değildir. Milletin yarasına tuz basıp kendi bedenini tuzlu suya koşturmaya çalışanlara asla izin vermiyoruz. Onlara bu önümüzdeki meclis takvimini grubumuz dar edecek. Milletin sesini duymayanı tatile göndermiyoruz.

YENİ OPERASYONLARA TEPKİ

Neden bu halde olduğumuzu bir anlayalım. Bir kez daha tekrar edelim. 19 Mart’ta bu milletin geleceğine bir darbe yaptılar. Hiç şüphe yok ki darbeler iktidara yapılır. Bunlar da iktidara yaptı. Yerde iktidar olanlara ve gelecek seçimden sonra iktidar olacaklara, geleceğin Cumhurbaşkanına milletimiz takdir ederse Cumhurbaşkanı adayımıza darbe yaptılar.

Gelecekte bu ülkeyi yönetecek olan Cumhuriyet Halk Partisi’ne darbe yaptılar. Sandığın gücüne, demokratik siyasete karşı savaş açtılar. Milletin desteğini alamadıkları için devleti milletin karşısına diktiler. Milletin rızası olmadan baskıyla ayakta durabileceklerini ve bu baskıyla iktidarlarını koruyabileceklerini iddia ediyorlar.

Biz de buna karşı meydan meydan direnerek bu darbeye karşı önce Saraçhane’de başlayan, sonra her hafta sonu bir Anadolu iline yayılan, Anadolu’dan büyük destek gören bir mücadeleyi sürdürüyoruz. Daha bunun utancı sürerken 5 Temmuz günü yeni bir utancı bu millete yaşattılar.

“KARALAR ADANA GİBİ BAŞKAN”

Bu sefer üç belediye başkanımızı Adana Belediye Başkanımız Zeydan Karalar’ı, Adıyaman Belediye Başkanımız Abdurrahman Tutdere’yi, Antalya Belediye Başkanımız Muhittin Böcek’i şafak operasyonlarıyla gözaltına aldılar. Zeydan Karalar’ın evine gittiler. Hoca hanım kapıyı açtı. Zeydan Başkan yok. Nerede Zeydan Başkan? Gebze’ye ablasına gitti. Adresi Zeydan Başkan’ın eşinden aldılar. Telefonu Zeydan Başkan’a açtılar. Gebze’ye gittiler. Gebze’den gözaltı aldılar. Kaçacak olsa adresi söylemez, nereden bulacaksın Gebze’yi. Ama yine de bir telefonla ifadeye gitmesi gerekenleri, bu milletin anla şanla seçtiklerini, güvenip bu şehrin emini sensin dediklerini itibarsızlaştırarak, koluna polis sokarak gazeteci bir şey soruyor, tutup çevirerek kötü muameleyle, hiç hak etmedikleri bir muameleyle gözaltına aldılar.

O Zeydan Karalar’a Adanalılar Adana gibi başkan diyor. Adana’da her partiden insan Zeydan Karalar’a her seçimde daha yüksek oy veriyor.

Anket yaptırıyorsun, rekorlar kırıyor. Abdurrahman Tutdere bu grupla birlikte, bizimle birlikte milletvekili seçildi. Tek milletvekili Adıyaman’ın hukukçu bir arkadaş.

Her bir dakika söz aldığında Adıyaman’ın sorunlarını anlatır. Deprem yaşandı. 45-50 gün deprem bölgesindeydim. 3-4 günde bir Adıyaman’a gittiğimde Abdurrahman Tutdere’yi enkaz başında olmak dışında bir yerde hiç görmedim.

Bir gün aradı arkadaşları. Ben de Adıyaman’a 120 km bir beldedeyim. Dedi ki Abdurrahman’ın abisi, ablası, eniştesi ve 5 yaşında yeğeni çıkıyor. Gittiğimde 3. cenazeye erişiliyordu. Bir battaniyede sarıp verdiler. Elinle aldı, elinle koydu arabaya. Köylerine gittik. Yukarıda buz gibi bir havada elleriyle gömdü. Ne yıkama var, ne kefenleme. Biliyorsunuz o dönem fetva öyle. Elleriyle saçlarını aldı. Bu gruptan dağ gibi üç arkadaşı kar altında buz altında ağlamaktan buraları böyle yanmış olmuş, o yaşlar buz tutmuştu. Gözümle gördüm. Ensar’ı, Ednan’ı, Ulaş’ı. Koluna girip eve götüreceğiz dedik. Olur mu abi dedi. Yan taraftaki enkazın başına geçti, milletle beklemeye başladı. O gece taziye almak yerine o Abdurrahman başka enkazların başındaydı depremin 5. 6. gününde. Sonra seçim geldi. Adıyaman’a aday gösterceğiz. Aklımın ucundan geçmez.

“ABDURRAHMAN’I ADIYAMAN’DA GÖRÜNCE AHIT YAKIYORLARDI”

Adıyaman’ı kazanacağımız da tek bir milletvekili var onu adaylaştırmakta. Gidenler geldiler. Bazı yerde anket diyorlar, bazı yerde onu. Baktım il raporu. Adıyaman’da ankete gerek yok deyince hani seçim kazanma ihtimali yok diyorlar sandım. Adıyaman kararını vermiş Abdurrahman Tutdere’yi şimdiden belediye başkanı seçmiş yazmış. Giden parti müfettişi, milletvekili arkadaşım, parti meclisi üyesi arkadaşım. Başka bir ihtimal yoktur. İkna edilmeli aday yapılmalıdır. Çağırdım konuştum. Yok dedi güzel adaylarımız olur dedi falan. Abdurrahman Adıyaman karar verdi diyorlar dedim. Adıyaman’da Türkçe bilmeyen Kürtçe ağıt yakan analar Abdurrahman’ı görünce böyle alıp elini gözlerine sürüyorlardı. O analar istiyor diye.

0
mutlu
Mutlu
0
_zg_n
Üzgün
0
sinirli
Sinirli
0
_a_rm_
Şaşırmış
0
d_uygulu
Dıuygulu
0
d_nceli
Düşünceli
Şehit Özkan Özkanlı’nın verdiği bursu CHP üstlenecek
+ - 0

Bültenimize Ücretsiz Kayıt Olabilirsin

Yeni haberlerden haberdar olmak için fırsatı kaçırma ve ücretsiz e-posta aboneliğini hemen başlat.

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

0/30 karakter

Giriş Yap

Egedebirgun.net ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!

Bizi Takip Edin
KAI ile Haber Hakkında Sohbet

KAI ile Haber Hakkında Sohbet

Sohbet sistemi şu anda aktif değil. Lütfen daha sonra tekrar deneyin.