Yüz kere yere düşmüş olayım, yine de insanlara çelme takan biri olmayacağım ,
Çünkü ben kazanmak değil insan olmak istiyorum.
Frida KAHLO
İnsan olabilmek…
Nedir insan olmak? Hangi vasıflara sahip olunca insan oluyoruz? Et ve kemikten yaratılmış olmak insan olmak için yeterli mi ?
Mesela, birilerine yalan söylediğinizde , fiziksel / duygusal şiddet uyguladığımızda, parasını, emeğini ve zamanını çaldığımızda kendimizi suçlu hissetmiyorsak , aynaya baktığımızda utanmıyorsak , yanlışlarımızı telafi etmiyorsak kendimize insan diyebilir miyiz ?
Sahi insan mıyız!
Son zamanlarda gerek dünyada gerekse ülkemizde yaşanan olaylar dehşet verici boyutlara ulaşmış durumda . Hak/Hukuk/Adalet/İyilik kavramları sadece kelime olarak telaffuz edilir olmuş. Sokaklar güvensiz ,insanlar kaygılı , çocuklar korunaksız…
Düşünsenize her şeyi bir çuvala koyuyorlar. Çocukları ,hayvanları, kadınları, yasaları ve hatta hayatı bile! Sonra o çuvalın ağzını bağlayıp kuytu bir yere atıyorlar ve biz o çuvalı arıyoruz , o çuvalda insanlığımızı arıyoruz …
Peki insanlık olarak bizi de bir gün o çuvalın içine sokacak kötü düzenimi izleyeceğiz yoksa bütün iyi insanlar birleşerek ,bütün çuvalları yırtarak , bu düzene dur diyerek, daha adil ,daha yaşanılası, iyilikler ile dolu bir dünya mı inşa edeceğiz?
Neyi yitirdik de dünyayı böyle yaşanmaz bir hale getirdik. Gözlemlediğim kadarı ile ; hem kendimize hem de karşımızdakine iyilik , sevgi ve saygı anlayışımızı yitirdik. Sanıyorum ki her şeyden önce insanım diyebilmeyi yitirdik.
Aslında baktığımızda insanlık tarihi iyiliğin ve kötülüğün mücadelesi ile dolu değil midir ? Her zaman iyiler ve kötüler yok mudur? Ve bu mücadele insanlık var olduğu sürece devam etmeyecek midir? Öyleyse bizim dünyayı daha yaşanır bir hale getirebilmek için iyilerin safını daha da arttırmamız gerekmez mi ?
Ben yaratılış gereği iyi insanların toplumda çoğunluk olduğuna inanmak istiyorum. İyiler daima kötülerin karşısında durup, yapılan kötülükleri engellemeye çalışırlar ancak kötüler az olmalarına karşın daha organize oldukları için daha çokmuş gibi görünürler.
Bilinmelidir ki bir kötü , bin iyiliği kötüleştirebilir çünkü kötülük kocaman, sonu olmayan bir bataklık gibidir. Yaşamımızda kötü , yalancı ,ahlaki duygulardan yoksun , dürüst olmayan birine denk geldiğimizde direncimiz düşer , bu kişiler bizi zehirler çünkü iyiler kötüleri tanıyamaz ama kötüler iyileri tanır. Siz hiç bir kötünün başka bir kötüye zarar verdiğini gördünüz mü ? Hep kötüler iyilere zarar verir işte tamda bu sebepten kötülük bataklık gibidir iyileri içine çeker …
Peki kimdir bu kötü insan ? Bencil , sadece kendini düşünen, etrafındaki insanları kendi çıkarları için kullanan, haset , insanların açıklarını ve kusurlarını arayan , fazlaca yıkıcı eleştirel, yalancı, sözünü tutmayan, empati yoksunu, ukala, zarar verici ,cimri, başta kendini sonra etrafını ve vatanını sevmeyen… Anadolu ağzıyla tanımlayacak olursak ‘’Allah’tan korkmayan kuldan utanmayan’’ insan kötüdür.
Etrafımızda ne çok kötü insan var değil mi ? Birde en tehlikelisi iyi gibi görünen kötüler var. Tüm kötülükleri gün yüzüne çıkana kadar kendilerini en ahlaklı, en namuslu, en dürüst gösterenler var işte en tehlikelisi bunlar . Bir avukat arkadaşım ‘’ en azılı suçlular , yalancılar ve manipülatörler toplumda en ahlaklı gibi görünen insanlardan çıkıyor’’ demişti. Çok doğru bir tespit …
Etrafımızı gözlemleyelim bütün kötülükleri iyi sandıklarımız ve güvendiklerimiz yapmıyor mu? İnsan en çok da güvendiği yerde yanılmıyor mu ?
Bugün yaşamda geldiğimiz noktada Kötülük öyle normalleşmiş ki artık etik olmayan ortamlarda etik insanlar geriye düşüyor çünkü dürüst ve iyi insanların ahlaki sınırları var ancak kötünün ve ahlaksızın hiçbir sınırı yok.
Manevi duyguları kuvvetli biri olarak ben inanıyorum ki ; kötüler, kötülüklerinin karşılıklarını evrenden alıyorlar ve alacaklar… Hani diyor ya ayette ‘’ ağlattığınız kadar ağlarsınız , acı çektirdiğiniz kadar acı çekersiniz , sınadığınız kadar sınanırsınız’’ ! Hangi kötülük edeninin yanına kalmış ki…
Tüm bu kötüler ve kötülükler ile savaşırken zaman zaman kendimizi yenilmiş, tükenmiş , çaresiz, mutsuz ve umutsuz hissedebiliriz .İşte iyi insanlar bu ruh haline büründüklerinde kötüler kazanmış oluyor . Bu sebepten İyiler olarak bu ruh haline bürünmemiz gerekiyor. Unutmayalım ki ‘’İYİLİK İYİLERİN EMNİYET KEMERİDİR’’
İnsan olarak, sevgiyi büyüterek ,sağ duyulu olarak, iyiliği çoğaltmalıyız .İyiliği o kadar çoğaltmalıyız ki kötüler ve kötülükler iyiliğin içinde boğulmalı. İyiliği çoğaltmalıyız ki çocuklar daha güvenli bir dünyada yaşayabilmeli …
Her an iyilik tohumu ekedur , ekmedikçe hiçbir şey biçemezsin…
Hz. Mevlana
Sevgilerimle,

